yıl olmuş ikibin kusur
kıyamet kopacak kopmayacak tartışa durun
çocuklara hala fasulye çimlendiriyorlar, pamuk arası fasulye
ben yetiştirdim , abimler yetiştirmiş hatta annem bile ulan nereye kadar a.q.
sanırsın yalnız ve güzel ülkemde her 2 kişiden biri botanikçi
parizyendenmujdesize
Karl Marx'ı seviyoruz ama kapitalizm de fena değil. ;)
27 Şubat 2012 Pazartesi
26 Şubat 2012 Pazar
24 Şubat 2012 Cuma
22 Şubat 2012 Çarşamba
21 Şubat 2012 Salı
" Rakıyla 70 senedir, eşimle 60 senedir evliyim. Demek ki evlenme kararını almak için 10 sene kafayı çekmek gerekiyormuş "
Çoraplar:
aydın boysan
19 Şubat 2012 Pazar
14 Şubat 2012 Salı
nokta nokta hiçbir şeydir, ego herşey
Anneniz sizin için minübüse ilk kez para verdiğinde giden paraya üzülmek yerine adam olduğuna sevinen çocuk, bu blog insanları işte tam bunu yaşadı ve seni bağrına basıyor.
Çoraplar:
edit: imla eufhaksdhfkjashd
13 Şubat 2012 Pazartesi
yarrayering
bundan sonra bir kavim gördüm ki,
bunlar tam susadıklarından ötürü susuzluktan
yanıp feryadla su istiyorlardı. onların bu isteklerine
karşılık ateşten kadehlerle kaynar sular verilip;
iç diyerek zorlanıyorlardı. onlar bu kadehi ağızlarına
yakın götürdükleri zaman o suyun şiddetli kaynamasından
yüzlerinin etleri pişip kadehin içine dökülüyordu. içince de,
bağırsakları parça parça olup dübürlerinden dışarı dökülüyordu.
-- bunlar kimlerdir? dedim; şöyle anlattı:
ümmetinizden şarap ve keyif verici şeyleri içenlerdir.
bunlar tam susadıklarından ötürü susuzluktan
yanıp feryadla su istiyorlardı. onların bu isteklerine
karşılık ateşten kadehlerle kaynar sular verilip;
iç diyerek zorlanıyorlardı. onlar bu kadehi ağızlarına
yakın götürdükleri zaman o suyun şiddetli kaynamasından
yüzlerinin etleri pişip kadehin içine dökülüyordu. içince de,
bağırsakları parça parça olup dübürlerinden dışarı dökülüyordu.
-- bunlar kimlerdir? dedim; şöyle anlattı:
ümmetinizden şarap ve keyif verici şeyleri içenlerdir.
Çoraplar:
dübür
12 Şubat 2012 Pazar
30 Ocak 2012 Pazartesi
günün anlam ve önemine dair
BANKERLERDEN BÜTÜN FARKIMIZ: ONLAR PARALI BİZ PARASIZ
Bankaları övmek için yazıldı bu şiir.
Para şıkırtısı neymiş gör, hele bir bankadan içeri gir!
Bir de garip bir ses duyacaksın, ne kadın sesi o, ne su şırıltısı,
Bilirim, duymuşluğun yok, o, binlik bangınotların hışırtısı.
Mermer konaklarda otururmuş bankerler, hakları,
Boşuna mı yıllar yılı "Milli Kalkınma" diye bağırıp çağırdıkları!
Asıl, bir usulleri var, ona borçlular her şeyi, o bir bozulmaya
görsün, bankaların işi bitti:
Kısacası, paraya muhtaç olanlardan gayrısına açılır kredi.
Sizi bilmez miyim hiç, anlı şanlı bankerler, nasıl da kılı kırk yararsınız!
Siz, ev kirasını ödemek için borç istemeye gelen vatandaşları
kuruş koklatmaksızın dehliyebilen milli kahramanlarsınız.
Evet. Siz, çocuğum doğacak diye iki yüz lira borç istemeye
görsün bir dar gelirli,maymunlara zart zurt eden
Tarzan edasiyle bakarsınız suratına,
"İşine git, oğlum!" dersiniz, "Ne sandın burasını? Burası ne
tefeci Şakir, ne emanetçi Sultana!"
Ama diyelim ki bir kalantor zat çıktı geldi bankanıza, olur a,
milyonunu çiftleştirmek istemiş canı,
Bak, o zaman koruyucu melek kesilirsiniz. "Arzunuz, emriniz"
demeye kalmaz, toslarsınız milyonu.
"Madem bir milyonu var, değil mi ya niye iki milyonu olmasın?"
derken hazret, iki milyon daha istemeye kalkar,
"Baaşüstüne'yi bastırırsınız hemen, değil mi ki elde iki milyon
emniyet akçesi var.
Münasip buyurmuşsunuz" der toplanınca banka idare heyeti,
"Bütün istediğimiz bizim, kalkındırmak memleketi."
Kuzum, bankaları yerdiğim sanılmasın sakın,
Bilmez miyim ne büyük işler çevirdiklerini onların!...
Bilmez miyim; "Parayla bitmez iş, hayatın temeli sağlıktır,
mutluluktur" deyip gezen menfi unsurları ortadan kaldırarak
cemiyete ne büyük hizmetler gördüklerini,
Bilmez miyim, sağlığını, mutluluğunu korumak için beş on kuruş
isterikleri vakit, o serserileri nasıl kapı dışarı ettiklerini! Bilmez
miyim, Mukaddes Para'ya dil uzatmak ne demekmiş anlasınlar
diye, bilmez miyim o insanları nasıl açlıktan öldüklerini!...
Bankaları övmek için yazıldı bu şiir.
Para şıkırtısı neymiş gör, hele bir bankadan içeri gir!
Bir de garip bir ses duyacaksın, ne kadın sesi o, ne su şırıltısı,
Bilirim, duymuşluğun yok, o, binlik bangınotların hışırtısı.
Mermer konaklarda otururmuş bankerler, hakları,
Boşuna mı yıllar yılı "Milli Kalkınma" diye bağırıp çağırdıkları!
Asıl, bir usulleri var, ona borçlular her şeyi, o bir bozulmaya
görsün, bankaların işi bitti:
Kısacası, paraya muhtaç olanlardan gayrısına açılır kredi.
Sizi bilmez miyim hiç, anlı şanlı bankerler, nasıl da kılı kırk yararsınız!
Siz, ev kirasını ödemek için borç istemeye gelen vatandaşları
kuruş koklatmaksızın dehliyebilen milli kahramanlarsınız.
Evet. Siz, çocuğum doğacak diye iki yüz lira borç istemeye
görsün bir dar gelirli,maymunlara zart zurt eden
Tarzan edasiyle bakarsınız suratına,
"İşine git, oğlum!" dersiniz, "Ne sandın burasını? Burası ne
tefeci Şakir, ne emanetçi Sultana!"
Ama diyelim ki bir kalantor zat çıktı geldi bankanıza, olur a,
milyonunu çiftleştirmek istemiş canı,
Bak, o zaman koruyucu melek kesilirsiniz. "Arzunuz, emriniz"
demeye kalmaz, toslarsınız milyonu.
"Madem bir milyonu var, değil mi ya niye iki milyonu olmasın?"
derken hazret, iki milyon daha istemeye kalkar,
"Baaşüstüne'yi bastırırsınız hemen, değil mi ki elde iki milyon
emniyet akçesi var.
Münasip buyurmuşsunuz" der toplanınca banka idare heyeti,
"Bütün istediğimiz bizim, kalkındırmak memleketi."
Kuzum, bankaları yerdiğim sanılmasın sakın,
Bilmez miyim ne büyük işler çevirdiklerini onların!...
Bilmez miyim; "Parayla bitmez iş, hayatın temeli sağlıktır,
mutluluktur" deyip gezen menfi unsurları ortadan kaldırarak
cemiyete ne büyük hizmetler gördüklerini,
Bilmez miyim, sağlığını, mutluluğunu korumak için beş on kuruş
isterikleri vakit, o serserileri nasıl kapı dışarı ettiklerini! Bilmez
miyim, Mukaddes Para'ya dil uzatmak ne demekmiş anlasınlar
diye, bilmez miyim o insanları nasıl açlıktan öldüklerini!...
Çoraplar:
Ogden NASH
24 Ocak 2012 Salı
18 Ocak 2012 Çarşamba
i, stradh. bir kitap okumuştum. anılarını yazmaya böyle başlıyodu adam.
ben, kreyzi. adadaki 80. günümdeyim. yanımda defter vardı ama kalem yoktu. zaten bi şeyler yazabilecek kadar yaşayacağımı düşünmemiştim. denk geldi. mesela ateşte çam sakızına kurum ekleyerek mürekkep elde edebileceğimi ya da marti tüyünün kıçını yontup kalem yapabileceğimi bilmiyodum. bunları yazmak 3 haftamı aldı aq sanırım bundan sonra
Ada sahilleri 2013
ben, kreyzi. adadaki 80. günümdeyim. yanımda defter vardı ama kalem yoktu. zaten bi şeyler yazabilecek kadar yaşayacağımı düşünmemiştim. denk geldi. mesela ateşte çam sakızına kurum ekleyerek mürekkep elde edebileceğimi ya da marti tüyünün kıçını yontup kalem yapabileceğimi bilmiyodum. bunları yazmak 3 haftamı aldı aq sanırım bundan sonra
Ada sahilleri 2013
12 Ocak 2012 Perşembe
10 Ocak 2012 Salı
9 Ocak 2012 Pazartesi
6 Ocak 2012 Cuma
3 Ocak 2012 Salı
that's what ı'm talking about

ben de bir ''V'' olamadıysam; bunun nedeni adımın baş harfinin ''O'' olmasıdır. Duvara spreyle yazsam, sikleyen olmaz.
2 Ocak 2012 Pazartesi
Esrar sırrın cem'idir Sır tutarız dervişiz
Dalga duman esrarla Mertebeye ermişiz
Dalga duman esrarla Mertebeye ermişiz
Çoraplar:
server baba
1 Ocak 2012 Pazar
30 Aralık 2011 Cuma
Aliskanlik tahminlerin cok uzerinde; farkli bir seydir. Edebi degeri yuksek olan kan kokusunun bir kasabi etkilemesini bekleyemezsin
Bok kokusu misal hic bir sinege kotu geldigini sanmiyorum bicagim karnini delip bagirsaklarini disari doktugunde olusacak manzaraya annenin verdigi tepkiyle otopsini yapanin verdigi hatta sinegin verdigi tepkilerin ayni olmasini bekleyemezsin biri icin sevgi biri icin is birisi icin yemeksin birisi seni sevmeye birisi kesmye otekiyse pisligine alismistir.
Bok kokusu misal hic bir sinege kotu geldigini sanmiyorum bicagim karnini delip bagirsaklarini disari doktugunde olusacak manzaraya annenin verdigi tepkiyle otopsini yapanin verdigi hatta sinegin verdigi tepkilerin ayni olmasini bekleyemezsin biri icin sevgi biri icin is birisi icin yemeksin birisi seni sevmeye birisi kesmye otekiyse pisligine alismistir.
27 Aralık 2011 Salı
25 Aralık 2011 Pazar
24 Aralık 2011 Cumartesi
22 Aralık 2011 Perşembe
21 Aralık 2011 Çarşamba
20 Aralık 2011 Salı
19 Aralık 2011 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




