i dont belong here etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
i dont belong here etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2009 Cuma

pipo'nun göz sağlığım üzerindeki olumsuz etkileri

olm "pipoyu yakarken ateşe bakma hastalığı"ndan kurtulamıyorum
fara tutulmuş geyik gibi gözlerimi alamıyorum ateşten.

gözümün 3 cm önündeki ateşe baktıkçada şaşı olmaya her geçen gün daha bi yaklaşıyorum, hadi hayırlısı...

11 Kasım 2009 Çarşamba

sigara çeşitleri

-yemek sonrası sigarası

- otobüs summon etme sigarası

- aq vakit geçmiyor sigarası

- orgasm sigarası

- içki bütün kötülüklerin anasıdır sigarası

- morning glory sigarası

17 Ekim 2009 Cumartesi

13/13/13

cumaya gelirse sıçacağımız gün


p.s: sazanlara selam ederim

6 Ekim 2009 Salı

Yeşil

Sayıları çok azalmıştı, e ekim ayı geldi tabi aydın sıcak olmasına rağmen geceleri ayaz fena ısırıyordu. pek çıkmaz oldular artık. yeşildi hepsi, yeşil. 2 saatte bir de diğer yeşiller gelir giderdi zıpladıkları hopladıkları yere. evet onlarda yeşildi ama hiç benzemiyorlardı birbirlerine.

Bazen gelir muabbet ederlerdi. kurbağalar der küfür ederlerdi onlara. la olum fışır fışır yapıyo amoagoduklarım gomtan geliyo sanıyom la derlerdi genelde.

O gece hava fazla sisli puslu dumanlıydı. uzun boylu yeşil geldi yaşadıkları yere. daha önce duyduğu bir hikaye geldi ufak dişi yeşilin aklına.sonra ben bu büyük yeşilleri nasıl anlayabiliyorum diye düşündü ve aklına gölde kulağına kaçan minik bir balık geldi bu defa, garipsedi. içlerinden biri bi öpücüğe prens olmuş diyorlardı. neden o da güzel bir prensese dönüşmesinki diye düşündü içinden. ancak o kadar yukseğe zıplayıp nasıl öpecektiki uzun yeşili. hem hiç o kadar zıplamamıştı hem de hiç uğraşmamıştı böyle bir şey için. kararlıydı. benim prensim bu olmalı diye hırslandı. hem, bu uzun diğerleri gibi onlara kötü sözler sarf etmiyordu. sadece onları izliyordu.

Tek kelime etmedi etraftakilere o gece küçük yeşil. yalnızca gerildi ve bacaklarını kasabildiği kadar kastı. yavaşça yürüyen uzun yeşili bekliyordu dumanın, sisin içinden. iyice odaklandı ona ve var gücüyle zıpladı doğruca üzerine. havada süzülüşü onun için günler aylar gibi geçti, çok mutluydu hiç bitmesin istiyordu. hızla yaklaştığı uzun yeşil ne olduğunu anlayamadan kondurdu öpücüğü dudağına. başarmıştı.bittiğini düşündü her şeyin. artık hayallerindeki gibi bir prensese dönüşecekti, son bulacaktı artık sonbahar yapraklarının üzerindeki çilesi, hopladığı geceler boyunca.

düşmeye başladığında farketti ki hiç bir şey olmamıştı. hızla yere çarptı. düştüğü yerde başka bir şeyle tanıştı, ilk kez görüyordu. beyaz kağıda sarılıydı. yeşildi.

kustular.

5 Ekim 2009 Pazartesi

is my latte staring back at me?

14 Ağustos 2009 Cuma

özgürlükler ülkesi

68 hareketi dünyayı sararken türkiye de yasaklı şarkı ve şarkıcılar diye kavramlarla tanıştı.
bir de yasak dans var ama bunun 68 kuşağı ile bi alakası yok, kafanız karışmasın...
yine bu siyasi hareketle alakası olmamasına rağmen yasaklanan bir şarkı var ki her daim sansürün karşısında duran insanlar bile bu şarkının yasaklanması konusunda hemfikir olmuştur

günümüzde ismail olmak eğlenceli olabilir ama bizim gençliğimizde öyle miydi?
çok zor zamanlar geçirdik be pms...

vitamin grubu ismail şarkısını çıkartdığında orta okul yıllarında olanlar gayet iyi bilir ki o yıllarda ismaillere "İS-MA-İL" diye hitap edilirdi. ancak insanlar bu durumun ismaillerin psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilerinin yıkıcı sonuçlarını 1 ay içerisinde 783 ismail'in intiharı ile fark etti.
ülkedeki kaos ortamını engellemek için bu şarkı dönemin hükümeti tarafından yasaklı şarkılar listesine alındı.

yasakçı zihniyet ftw!!!1