i dont bong here etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
i dont bong here etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2010 Salı

tanrısal mı sanrısal mı bilemedim

bunu okurken önce inanmıyomuş gibi yapın genjlik yoksa eğlenmezsiniz söyliym.bi kerecik agnostik takılın lan işte, affediomuş diolla.

şimdi hacım farzedinki tanrı var taam mı. yaratmış etmiş tutmuş ama hep hani bi takım mal adamlar bi takım yaratmış ama takip etmemiş esprileriyle geziolarya... hah işte yaratmış hem de takip ediomuş olsun. takip ediyo derken müdahale yok yani, ha tanrı tabi canı istiosa var da biz bilmioz karınca çiflii gibiyiz mnskim bilmioz takılmamızdayız biz freş.

günler bööle geçiyo ama tabi karıncalar da boş durmuyo. nörobilimmiş nanoteknolociymiş falan yardırıyolla, her yer gelişio aldı başını yürüyo, beynimizle bilmemnereyi kontrol ediyoz bi tuşla bi şehri yerle bir edioz falan. benim burda merak ettiğim konu şu: bi yerden sonra bu adam boku çıktı lan kapıyorum sistemi demesin aq. düşünsene adam yaratmış takılıo keyfince sen içerden kopyalıyon bişiler, robot yapıyon, en basiti yürüyen merdiven yapıyosun falan. adam belki senin merdiveni çıkıp yorulmandan zevk alıyo arkadaş. sistemini mistemini kurmuş ayrıca ibadet falan. bişeylerin etrafında dönüyosun belirli günlerde belirli yerlere toplanıyosun, belirli saatlerde belirli hareketler yapıosun. belli ki adam bizi basit seviyo, size de öyle gibi gelmedi mi? hatta daha öncesine gidelim; mağarada saçından tuttuğuna kaydığın günleri seviyodu belki adam. sen nabıonşimdi? damacanaya çakıyosun. sonra neden kapattı? kapatır tabi aq adam tüylü müylü takılsın gezsin yumuşak seversiniz diye ne yarattıysa siktiniz daha neyin peşindesin.

17 Şubat 2010 Çarşamba

where is my mine


*üstünüzde olması yasal olmayan şeyler:
under 18 girls

*sarı dolmuşa da zam gelmiş lan ,bu ülkede avarage insanın eğlenememesi,sekslenmekten uzak kalması,taksime çıkarken plan yapması falan çok normal geçim derdine mi uğraşsın şeyinin derdine mi , ondan sonra vay efendim türkiye de erken boşalma oranı neden bu kadar yüksek adam seviştiğine konsantre olabiliyor sanki ;işten güçten ödemeden kafasında bin türlü tilki dolaşıyor muassır medeniyetler seviyesinde sevişebilmemiz için kişi başı milli geliş oranında ciddi bir artış şart...

*uyarı geldi ; avarage people buldu mu kaçırmaz ,kafasında ki her şeyi bir kenara bırakıp, zihninde tabula rosasını (jabula rasa) açar ve her bir satırını vajina ve kendisi arasında ki iletişime ayırırmış

*vajina monologları vardı bi :
pentaloglarını yaşayan insan ne şanslı insandır.

bi de düşünsene evde oturmuşsun fresh şekilde aşkı memnu izlerken birden kapı çalıyor . kıçını kaşıya kaşıya kapıyı açmaya gidiyorsun ,kapıyı açtığın anda şok.....
hayatın boyunca tüm yattığın vajinalar toplanmışlar birlik olmuş seninle konuşmaya geliyorlar. diyorlar sahiplerimizden ayrıldık, bu hayat bize göre değil senin eve 3. çıkmaya karar verdik.

ne dersin hacu; ne cevap verirsin

tahminen gaza gelip hemen kabul edersin ama ya sonrası...
sabah kalkıyon her yer .m olmuş ,evin içi sırılsıklam, hadi gülü seven dikenine katlanırda özel gün olayı var bi de bunun...
muhabbetleride çekilmez tahminen bi geldin bi daha uğramadında, beni şu karşıda ki şey için mi terk ettin,bunlarla mı aldattın da falan da filan,
birbirini de çekemez bunlar büyük olaylar çıkar çok zaiyat olur yazık walla o kadar vajinaya

hayır eve hısım akrabayı geçtim , eş dostta çağıramazsın,arkadaşlarla iki bira içelim desen , adam geliyor ev am kaynıyor,ne akıl kalır herifte ne muhabbet edecek kadar zeka; anaforun ortasında kalmış anofel sineği gibi bi o yana bi bu yana savrulur walla ,

giyin desen ne giyecek ki vajina seksi olmamak için kara çarşafa girse nafile

sonuç olarak dışarıda ne kadar anlaşsanda ev arkadaşı olmak farklı hacı istedikleri her şeyi yaparım her türlü muhabbetini çekerim normalde ama kapımı çalıp sana 3. çıkacağız dediklerinde kibarca red ederim,
haa aynı şekilde tüm yattığım hatunların memesi gelse o olaya hayır diyebilme ihtiimalim yok istedikleri gibi takılsınlar evde hiç sorun olmaz kira bile vermelerine gerek yok

**ilk maddede ki olayı(under18) erkek yapınca sapıklık oluyor fakat bi dişi kişi gerçekleştirse neden o şekilde algılan mıyor? ya da algılanıyor benim mi haberim yok?bence memesi olan insan ne yapsa haklıdır...

28 Ocak 2010 Perşembe

I Hope They Serve Beer in HELL


saygıda kusur etmediğimiz değerli abimizle birlikte gayet izlenesi bi film öncelikle. gerçi keşke sona doğru klasik hollywood mutluluğu yaşamasalar olmazdı aq DEDİRTMİYO değil. erkek bloğu olmamız ve hepinizin benle bro takılmanız falan izlerken kendinizden bişiler göstericek size gayler(benle bro takılmayın olm artık erkeğim falan diyin bana).

neyse okurlara çözümleme yapacak olursak 3 bro var karakterler birbirine zıt, bekarlığa veda partisi var(bu klasik konu sizi uzaklaştırmasın), strip club var gel beni al.

mükemmel bi bilog olduğumuz için, altyazılarda öküz olduğumuzdan anlamadığımız yerleri açıklayan notlar varya onun gibi bişi yazıyoum şimdi: sonuçta amsterdamdan miamiye barcelonadan marsilyaya çok gezip çok abili muabbetler içine girmiş bi biloğuz ama aramızda strip cluba gitmemiş olanlar olabilir. ben şahsen yadırgamam. olabilir. yadırgamam yani. neyse işte öyle mekanlarda ister special olsun ister masada lap dance olsun o ablalara dokunmak falan çok ciddi yasak yani muhtemelen biliyosunuz ama abi anons geçiyo müzik arasında öyle böyle değil.

---spoiler alert--- (bunu yapmak için ölüyodum)

olm tayfa size söylüyorum,
hangimiz bi midget görünce yanına;
hey i'm gulliver diye yaklaşırdı acaba...
uehfkajdhsjaksdhf yarıldım

---spoiler alert---

15 Aralık 2009 Salı

başıma gelecekler ; telefonumun acı acı serdar ortaç'tan 'ölene kadar aşık olamazsın' çalmasından belliydi. uyku sersemi halde elimin yere doğru yaptığı ilk salto; azıcık doritos kırıntısı ve bolca halı yünüyle son buldu. tam şarkının 'birisi çıkar onu anlayamazsın' kısmında gözlerimi hafifçe açmayı başardım elimi yatağın yan tarafına sürterek hijyen yolunda attığım adımları serçe parmağımdaki doritos sosunu emerek taçlandırdım.

tam olarak hatırlamamakla birlikte hah yada hıh şeklindeki bir ses tonuyla açtım telefonu.karşımda şu an buradan ismini vermek istemediğim arkadaşım mujd dedi çook önemli bir konu var'
-tamam kanka vardır konu yarın konuşalım dedim
-olum dedi yarın olmaz çok ciddi cinsel sapkınlıklar gelişti bende öyle böyle değil acil olum acil dedi
-tamam benimde bazı ufak tefek fetişliklerim olmakla birlikte, bu saplantılarımı sabahın 5 inde beni arayacağın kadar belli ettiğimi sanmıyordum' şeklinde tepkimi gösterirdim.

bu tepkimi gösterirken yatakta kimse olmamasına rağmen şekilli şekilli doğrulma hareketlerine giriştiğimi farkettim sonra kendi içimde bir hesaplaşmaya giriştim kime lan bu havan a.q. dedim aynadaki silüetime , bi uyuz oldum kendime anlatamam cins herif yaaa...
ama sonra relaxx popo kaşıma hareketi geldide tüm uyuzluğum geçti kendime öyle içten öyle samimiydim ki öyle kendim gibi sonra... LANN dedim samimi hesabına götüme dokunmalara değdirmeler falan ne oluyo lan; resmen kendi kendimi hatunun yakın arkadaşı takılıpta memesi, kalçası, nefesi değince tahrik olan insan statüsüne soktum, erkekten arkadaş mı olur a.q. moralim bozuldu tam elime koluma hakim olmak orama burama değdirmemek konusunda radikal kararlar almıştım ki
-hadi kanka çıkta ne olur konuşalım diye haykırdı telefondaki ses hafif ağlamaklı
-hacum işte yüzyüze görüşürüz yarın dedim bu saatte nereye geleyim
-gelme dedi çık çatıkatındayım ben
-ne çatı katı ne diyorsun olum sen
-kanka çok acil konuşmamız lazımdı,kaç cevapsız çagrı var baksana teline dayanamadım atladım geldim dış kapı kilitliydi yan apartmanın çatıdan size geçtim ama geçerken bi kaç kiremit çürükmüş, bacağın teki çatıkatına girdi vucudun geri kalan kısmı açıkta dondum lan dedi
haa bide sallanan bir şey görürsen korkma bacağım derken muhhahah diye gülmeyi ihmal etmemişti
-bambaşkaymışsın a.q. deyip çatı katının kapagına doğru ilerlemeye başladım.

buradan : normal şartlar altında ,gecenin o vaktinde beni arayıp cinsel sapkınlıklarım var diye çatıkatına çağıran her adamın yanına gittiğim gibi bir izlenip çıkmasını istemem sevgili okurlar ama malsef şartlar bazen bunu gerektirebilmekte.

neyse çatıkatına çıktığımda bunun sıkışmış sallanan ayağıyla karşılaştım,o an içimde durdurulamaz şekilde ayak parmaklarının arasına kibrit koyup yakma isteği uyandı sanırım bu konuda beni suçlaymazsınız, insanın eline bu fırsat kaç kere geçebilir ki... ' haa biz manyağız her akşam birbirlerimizin ayaklarına kibrit sokup yakıyoruz' dersen ona karışmam ama ben sunca yıllık hayatımda böyle bir fırsatla ilk defa yüzyüzeydim , çeşitli gelgitlerden sonra çizgifilm tadında ki bu isteğimden vaz geçtim.

ikinci kapaktan çatıya çıktım , arkadaşım beline kadar çatıya girmiş , kayaya çıkmaya çalışan yengeç misali debelenip durmakta yanına yaklaştım.
-amına koymuşsun lan çatının
-o kolay yaptırırızda lan olum çıkarsana beni
-yok böyle iyi , hem kendimi daha güvende hissediyorum ,anlat bakayım neymiş derdin
bi iki daha kıpraştı bu baktı olmuyor,bi sigara yaktı derin bir nefes alıp konuşmaya başladı
-abi ben negrofili olmuşum
ne diyon lan sen dedim , olum benim sülalemin yarısı ölü bak birisine göz diktiysen sikerim belanı dedim tam sağlı sollu girişecektim ki
-olum öyle nekrofili diil lan , negrofili oldum ben lan negroo negroo ne kadar cahilsin dedi

agzından sigarayı aldım tepinişlerine aldırmadan dudaklarıma götürdüm , 'öyle desene olum lan , ben de bi şey var sandım negrofili hımm ebony gibi bi şi yani bana da oluyo arada sırada siyah bi hatunun üstünden beyaz bir şeyler içme duygusu ama halledilir hacum çok büyütülecek bişi değil.
-öyle değil bu dedi arsızca,ben dedi' zencilerin ne kadar mükemmel insanlar olduklarını anladım' biliyor musun dedi zenciler sigara içerken bile içtikleri bir önceki sigaradan bahsetmiyorlarmış öyle aşmış insanlar bunlar...

sevgiliden ayrılırken alınmış son ateşli öpücüğün ardından dayanamayıp alınan o son busecik hassasiyetiyle ufak tatlı bir nefes daha çektim sigaradan:
-camel di mi bu, bozdu bu eskiden çok güzel sigaraydı ama camel bozdu bu tapk aldı yaa ondan sonra böyle oldu ...
-mujd sen beni anlamıyorsun olum ben öyle bi hoşlanmaktan bahsetmiyorum her an yanımda olsunlar kocaman kolyeleri ve düşük bel pantolonlarıyla yoo yoo diye dolaşsınlar istiyorum
-ilk sigaraya samsunla başlamıştım oda tek tük içkinin yanında içiyordum sonra bi gün bi paket winston aldım winstonda güzel sigaraydı ama...
-kanka hep yanımda olsunlar vucudlarına yağ süreyim kaslı kaslı dolaşsınlar,hande yenerden madonnasına klipten klibe koşsunlar istiyorum
-ilk paketi alınca olay bitiyor zaten, parada vermişsin atmayada kıyamıyorsun paketi bitirdin mi ondan sonra bağımlısın artık
-belediyeye parkta ki potaları bile yaptırttım ,sırf zenci arkadaşlarla sabah akşam basket oynarız diye ,onlar streetball diyor gerçi ama kendilerine has bi dilleri var gerçekten mükkemmeller
-sağlık önemli hacı kendi kendini zehirliyorsun bir de para veriyorsun bunun için çok saçma taylandda falan kadınların vajinalarıyla sigara içiyorlarmış, gerçi ondada akciğer kanserinden yırtsan rahim kanseri olursun
-zencilere cinsel anlamda birşey hissettiğimi sanma ama bak o şekil değil bu hem biliyorsun ki sevdiğim insanla sevişemiyorum ben, yapamıyorum yani insan sevdiğine bence yapmamalı ve tıp da benimm yanımda tamam mı
-başkasına verir o karı
-eee sen sigara falan diyordun
-yok yok amıyla sigara içen karıdan hayır gelmez hacu,son dal kalınca çevirmeye kalksan düşünsene ıslak ıslak ,ama diğer karıda her türlü başkasına verir relaxx
-abi lütfen bak
-tamam lan yengeyse başka vermez o
-abi konuyu dağıtma ,sırf bu zenci hastalığım yüzünden sabah akşam aksarayda kol saati satan afro-turklerle takılıyorum , ama inceden de tırsmıyor değilim abi bunlar yanlış anlayacakta bana bi şeyler yapacak diye bu yeni emniyet müdürü geldi poliste bana kafayı taktı
-tabi koca emniyet müdürü işi gücü yok seninle uğraşıyor.

bu aslında sevmezdim zencileri ama dedi montunun cebinden çıkardığı gazete küpürünü bana uzatırken , bu haber dedi bu beni bitirdi.gözlerinden yaşlar süzülürken Adolf hitler dedi ; Jesse Owens'ın elini sıkmış hitlere bile bunu yaptıran ırk ne güzel ırktır.
-ne var olum sen hitleri yanlış tanımışsın o zencilere karşı iyiydi ki olum ,gerçi arasıra zevkkine zenci yahudi bulup gönlünü eğlendirdiği oluyormuş.
-zenci yahudi
-tabi canım negrojewish bunlar hatta hitlerin yıllarca Sammy davis in peşinde koştuğu iddaa edilir,ama yıllar tutmuyor tabi ki , sonuçta hatalısın karıştırma yahudileri sevip zencileri sevmeyenler amerikalılar , zencileri sevip yahudileri sevmeyende almanlar,almanları sevmeyip taş gibi hatunlara sahip olanlarda ruslar, hatta bak jesse owens bile nazi almanyasında yaşamanın amerikada yaşamaktan daha iyi ve kolay olduğunu söylemiştir.
-haklısın abi , yahudilik ırk mı din mi peki abi
-uuuuu sen kaşındın hacum çişim var benim iniyorum aşağıya dedim kapağa doğru hareketlendim ,inme dedi high herzaman daha iyidir
-suratına işesem işenir dedim
korktu bi yapmazsın di mi dedi walla yapsam kim ne diyecek ki ama Allah tan öyle bi insan değilim ,
melül melül bakışları arasında
emin adımlarla kapaga doğru ilerledim derin bir nefes aldım :) yeniden tavanarasına indim ,ayağı hala sallanıyordu suratımda aptal bir gülümseme aşagı inip yatağıma girmek ve bu enteresan geceyi sonlandırmak için önümde sadece bir kapak kalmıştı , karanlıkta yavaş yavaş ilerledim ve son kapaktanda geçtim
gecenin zifiri soğuğu üstüme sinmişti ,ellerimi hohlayarak ısıtma çalışmalarına giriştim ,baktım olmuyor yavaşça eşofmanımın altına soktum..

4 kapak süren yolculuğumun sonunda odamdaydım,
huzurlu bir şekilde yatağıma uzandım ,
üst kattaki kadim dostuma seslendim : İyi Geceler Serkan Abi ,yine gel, muhabbetine doyum olmuyor dedikten sonra ağır ağır kapandı göz kapaklarım ,

fakat eller
LANNN yine mi a.q. yeter tacizci pislik

18 Kasım 2009 Çarşamba

lezbiyen fahişesi



*dün national geographic'te ''lezbiyen orospusu''yla ilgili bir belgesel vardı. kesinlikle herkesin izlemesi gereken bir programdı. bekirle saatlerce lezbiyen .rospularından konuştuk ve saatlerce daha konuşabilirdik sanırım.ve o meslekte olsak işi yapan kısımda olmamıza rağmen her hangi bir ödeme almasak bile mesleğe saygımızdan dolayı kimseyi yarı yolda bırakmazdık öyle de terbiyesini aldık bu işin


*bu arada seksi lezbiyen ne demek hacu lezbiyen zate seksidir boşu boşuna harf israfı hatta ve hatta anlatım bozukluğu sebebi (çirkin olan karılar lezbiyen değil onlara eşcinsel demeyi tercih ediyorum ben ki beynimdeki lezbiyenlik müessesesi sukut-u hayale uğramasın

15 Kasım 2009 Pazar

tütünü bilir misin ?
kız sacı demiş zeybekler
su içmez her damardan
yerini kolaybeğenmez
üşür naz eder darılır
iki parmakarasında kıyılmış
bir parcası var kalbimin
incecik ak kağıtlara sarılır
dar vakit yanarda verir kendini
dostun susan dudağına
sokaklardan kıyıların gök mavisinden
ekmegindencan evinden ayrı düşmeye
yani butun hasretlerin kahrına
ve zehrine çaresiz kalmaların
ilk nefesi hızır gibi yetişir
aydın da sarılan sigaranın

16 Ekim 2009 Cuma

garip

-'do u wanna fly with me' gibi iddalı t-shirt giymiş 30-35 yaşındaki bi ablayı kocasıyla kolkola yürürken görmek
-35 yaşın abla statüsünde değerlendirilmesi
-belkide harbi çılgın bir cinsel hayata sahip bir çift olduklarını düşünmek
-sararmış yeşil otları toprak olmuş umutları
bu mezarda bir garip var ne şanslı o garip

6 Ekim 2009 Salı

Yeşil

Sayıları çok azalmıştı, e ekim ayı geldi tabi aydın sıcak olmasına rağmen geceleri ayaz fena ısırıyordu. pek çıkmaz oldular artık. yeşildi hepsi, yeşil. 2 saatte bir de diğer yeşiller gelir giderdi zıpladıkları hopladıkları yere. evet onlarda yeşildi ama hiç benzemiyorlardı birbirlerine.

Bazen gelir muabbet ederlerdi. kurbağalar der küfür ederlerdi onlara. la olum fışır fışır yapıyo amoagoduklarım gomtan geliyo sanıyom la derlerdi genelde.

O gece hava fazla sisli puslu dumanlıydı. uzun boylu yeşil geldi yaşadıkları yere. daha önce duyduğu bir hikaye geldi ufak dişi yeşilin aklına.sonra ben bu büyük yeşilleri nasıl anlayabiliyorum diye düşündü ve aklına gölde kulağına kaçan minik bir balık geldi bu defa, garipsedi. içlerinden biri bi öpücüğe prens olmuş diyorlardı. neden o da güzel bir prensese dönüşmesinki diye düşündü içinden. ancak o kadar yukseğe zıplayıp nasıl öpecektiki uzun yeşili. hem hiç o kadar zıplamamıştı hem de hiç uğraşmamıştı böyle bir şey için. kararlıydı. benim prensim bu olmalı diye hırslandı. hem, bu uzun diğerleri gibi onlara kötü sözler sarf etmiyordu. sadece onları izliyordu.

Tek kelime etmedi etraftakilere o gece küçük yeşil. yalnızca gerildi ve bacaklarını kasabildiği kadar kastı. yavaşça yürüyen uzun yeşili bekliyordu dumanın, sisin içinden. iyice odaklandı ona ve var gücüyle zıpladı doğruca üzerine. havada süzülüşü onun için günler aylar gibi geçti, çok mutluydu hiç bitmesin istiyordu. hızla yaklaştığı uzun yeşil ne olduğunu anlayamadan kondurdu öpücüğü dudağına. başarmıştı.bittiğini düşündü her şeyin. artık hayallerindeki gibi bir prensese dönüşecekti, son bulacaktı artık sonbahar yapraklarının üzerindeki çilesi, hopladığı geceler boyunca.

düşmeye başladığında farketti ki hiç bir şey olmamıştı. hızla yere çarptı. düştüğü yerde başka bir şeyle tanıştı, ilk kez görüyordu. beyaz kağıda sarılıydı. yeşildi.

kustular.

4 Ekim 2009 Pazar

çok radikal kararlar aldım

sonra bekir aradı sanırım kararları biraz erteleyebilirim
şimdilik çayı şekersiz içme kararımı uyguluyorum sadece
ama en kısa zamanda diğer kararlarımıda hayata geçiricem göreceksiniz

şekeri nereye koymuştum a.q. yaaa

3 Ekim 2009 Cumartesi

bunu unutmamam gerekitiğini unutmamam gerektiğini unutmamam gerek

8 Eylül 2009 Salı

"Meriç olma" tüzüğünde değişiklik

Bakanlar Kurulu Tarihi - No:08/11/2007 - 2007/8109
Dayandığı Kanun Tarihi - No:22/11/2004 - 4721
Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi - No:08/09/2009 - 25658


18/5/2004 tarihli ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İlişkiler Tüzüğünün 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (d) alt bendi ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

d) bundan böyle meriçler arkadaşlarına; across the universe'ün ne kadar mükemmel bir film olduğundan bahsederken, filmin ve bu bağlamda Beatles'ın toplum tarafından anlaşılmamasından ötürü duydukları üzüntünün şidddeti, meriçi teselli etmek için yanında bulunan hatunun göğüs ölçüsüyle doğru orantılı olmak zorundadır.

16 Ağustos 2009 Pazar

i'd like a stone please?

i admit i've lost stone
fear of the stone
i died for stone
stone practice
behind blue stone
wasted stone
master of stone
stones bloody stones
my fragile stones would be broken
stone bunun neresinde?
all i need is ace of stones
just as long as u stone by me
the silent stone
holy stone
second life stone
dancing with my stone
show me how to stone
boys dont stone
a natural stone
phantom of stone
soldier of stone
you are big in stone
a drinking stone
what if stone was one of us?
stone part of town
scotty doesnt stone
dont you need somebody to stone?
knocking on stones door
S.T.O.N.E
funeral of stones
start wearing stones for me now
tell me what to stone


şair burda, fonda like a stone varken, alkolün insan psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilerinden dem vurmuş hatta bu da yetmezmiş gibi metropol yaşantısının getirdiği bıkkınlığın boyutunu gözler önüne sermiş.

11 Ağustos 2009 Salı

şişman olmanın ilk kuralı: şişman olduğunuzdan kimseye bahsetmeyeceksiniz!!1


yıllardır taksimden beşiktaşa aktarmasız gidemedim, ve bunun tek sorumlusu şişman kızlardır.
şişman derken balık etli falan değil, böyle bildiğin şişman.

yaşlılara, gazilere, çocuklulara falan yer verilir illa, ama bu hanım kızımız bizim yaşlarda olunca yer verince biraz bozuluyor gibi geliyor bana.
zaten yer verseniz de oturmazlar.
yer vermesen de olmuyo birader yazık aq
ama otobüsde birinin kendilerine yer vermesi şişman kızlar için gurur meselesi sanırım...
sırf bu ikilemi yaşamamak/yaşatmamak için otobüse binemez oldum lan, şişman bi kız ayakta kaldı mı ilk durakta inip yürümeye başlıyorum bi yandan da yer versem mi ayıp olur vermesem mi diye düşüncelere dalıyorum ve her seferinde düşüncelerim şişmanlar olmasaydı ben bu ikilemi yaşamak zorunda kalmazdımla son buluyor.

sonuç itibarı ile kafama takılan soru:
fight club'da "şişmanlardan sabun yapma" fikri hitler'e bir gönderme midir?

30 Temmuz 2009 Perşembe

AKCÇ

hacılar bıkmadım üşenmedim erkek milleti olan biz neden altta kalanın canı çıksın adlı sürpriz çıkışlar\gereksiz sululuklar yapıyoruz diye araştırdım.
şimdi aga darvin yaşasaymış maymunlara bakarken bu kısmada bi girişecekmiş diye prof arkadaşlarla bi kere hemfikiriz. sonuçta insan ırkı böyle maymun olsun şempanze olsun evrim basamakların ilerlerken böyle zıplangaç hayvanlarla ortak noktaları var bunu hepimiz biliyoruz. bununla zıplama olayına açıklık getirmiş oluyoruz ancak kompilike olan tarafı şöyle;

olay mekan açısından öğrenci ve\veya bekar evinde cereyan ettiğinden geleni gideni düşün, kalabalık bir ortam meydane geliyor. bu noktada istatistik biliminden yardım alacağız. bu tip kalabalık ortamlarda yapılan araştırmalar gösteriyorki mekanda en az iki adet börek yememiş(en büyük başarısı meme ellemek yada daha azı) arkadaşlar mevcut. vaziyet bu olunca bu arkadaşların altta olmanın heycanını yaşamak tenin tene teması(ortam sıcaklığına göre değişiklik gösterir) gibi bi takım tecrübeleri yaşatmak ve yaşın ilerlemesiyle oluşan kötümser ortamı bi nebze de olsa hafifletebilmek amacıyla anonim bekarlar tarafından bulunmuş akcç. burada dikkatinizi çekmem gereken şey ortamdakilerin hayatları boyunca karşı cinsle temasının ne kadar fazla olduğu değil, temasın sıfıra yakın olduğu arkadaşların kahraman sayıldığıdır.

son tahlilde gözlemlere dayanarak ve tabi yine istatistik çerçevesinde; genellikle dizilimin oluşumunda asla 2 adet masumumuzun üst üste gelmediği, börek yemiş arkadaşların ise en fazla 2 kişi geldiği ve hatta buna aykırı bi durum olduğunda atlaması gereken kişinin vodkasıyla olsun msnle olsun meşgüliyetini arttırarak olaya dahil olmadığı belirlenmiştir.

25 Haziran 2009 Perşembe

chromeo

hertürlü dinlenir hocu ama havalar bu kadar sıcak olmak zorunda mı?

23 Haziran 2009 Salı

zen garden

zombiler rakişşş zombilerr!!

20 Haziran 2009 Cumartesi

Bizim zamanımızda buralar hep okul servisiydi

Cumartesi çalışmanın psikolojim üzerindeki olumsuz etkilerini yazarak, şu an evde götünü büyüten pezevenklerin canını sıkmak istemiyorum.
"yeni uyandım ben hocu" tarzı yorumlar yapanı sikerim. bu konuda cidden doluyum şaka falan dinlemem sıçarım bacağınıza!!!1

okul servisine en son 6-7 sene binmiş olmama rağmen o coşkunun, o heyecanın özlemi içinde geceleri gözüme uyku girmiyor. işe giderken de servise binmeme rağmen bırakın okul servisindeki çoşkuyu, şehirler arası yolculukta uyuşan götün verdiği rahatsızlığı bile arar oluyorum.

sabah işe gelirken yarı uyur vaziyette fark ettimki etrafım zombilerle sarılıydı.
kimse konuşmuyor, sadece boş gözlerle pencereden dışarıya bakıyorlardı. hepsinin yüzünde, yataklarında değilde, serviste olmanın verdiği memnuniyetsizlik ifadesi vardı. sikiym işte o ifadeyi ben. benim yüzümde de o ifade var. bizim şirkete özgü bir durum mu yoksa heryerde mi böyle bilmiyorum ama insan, insanı cumartesi çalıştırmaz hocu

11 Haziran 2009 Perşembe

5 Haziran 2009 Cuma

Duman- dibine kadar

ayık değilken dinlediğim her seferinde farklı şeyler duyuyorum bu şarkıda...
ilk başta ibine kadar (eller "içimdeki fener aşkı" şeklinde havada) anlıyodum sonradan fark ettim ki adam "dibi ne kadar?" diyomuş

noldu bunları fark ettim de?
şarkıdan keyif almaz oldum
umarım siz de bu boktan detaylara takılıp şarkının tadını çıkaramazsınız

1 Haziran 2009 Pazartesi

Temel ile Fadime

adamın birı bi gun gidiyormuş, arkadaşlarıyla vedalaşıp evin yolunu tutmuşken birden dünyanın kenarından kayıp aşşağı düşmüş.
yumuşak bir zemine düştüğü için gömülmüş ve sıkışıp kalmış. kurtulmaya çalışırken günler, aylar geçmiş ve çıkmak için bütün çabaları sonuçsuz kalmış.
günlerce yağmur altında kalmış, aylar sonra sonra ellerinin ve ayaklarının uzadığını fark etmiş. kolları ve ayakları o kadar uzamıstı topraktan çıkmış ve
sürekli uzamaya devam etmiş.
aradan geçen yıllar sonunda kocaman bir elma ağacı oluvermiş.

temel her sabah işe gelirken giydiği tulumunu giyip, karısı fadimeyi her sabah olduğu gibi öperek evden ayrılmış.
diğer işçiler gibi bir bardak çayını içip işe koyulmuş.
her zaman yaptığı gibi birer birer toplamaya başlamış elmaları.

hafifçe esen rüzgarda sallanıyordu her bahar yaptığı gibi, ama içindeki huzursuzluk her geçen gün büyüyordu. çünkü biliyordu başına gelecekleri.
arkadaşlarının çocuklarını kaybedişini yaşlı gözlerle izlemişti. sıranın kendisine gelmesi an meselesiydi.

bakkala olan borcu yüzünden akşam eve hangi yoldan giderse bakkala karşılaşmayacağını düşünürken elmaları koparıp sepetine dolduruyordu.
mesai bitene kadar 3 dönümlük bahçedeki bütün elmaları toplayıp fabrikanın göderdiği kamyonlara yüklemeleri gerekiyordu.

işte gelmişlerdi, sıra artık ona gelmişti. çevresindeki arkadaşlarının çocuklarını acımasızca, tulumlu insanlar tarafından öldürülüyordu ve şimdi de bir tanesi merdivenle
ona doğru geliyordu

bu son ağaçtı... düşüncelere dalmış bir şekilde topluyordu elmları.
bunu da bitirdiğinde evine dönecek, fadimenin hazırladığı bir şeylerle karnını doyurup, her aksam yaptığı gibi tv karşısına kurulacaktı.

dayanılmaz bir acı...
tulumlu adam, haykırışlarına aldırmadan öldürüyordu yavrularını.
son çocuğunuda ondan koparmıştı işte...
artık daha fazla yaşamanın ne anlamı vardıki..

son ağaçta bitmişti. tek yapması gereken elmaları kamyonlara yüklemekti sonra da evinin yolunu tutacaktı.

yavruları bir kamyonun kasasında fabrikaya doğru götürülürken, içindeki boşluğu hiç bir şeyin dolduramayacağını biliyordu.


(elmaların başına neler geldiği farklı bir hikayenin konusu)


arakhna insanı bir cumartesi sabaha karşı tanıştı yeşil elmayla.


bırak yazarlar ne yaparsa yapsın
kalçanın sağ lobuna kelebekler tapsın
arakhna sana küserse sonsuza kadar yansın
kullanıp atmanın keyfi de ona kalsın