güzel yanları yok değil ama küçükken beni her bakkala gönderdiklerinde kenara 1 cent atsaydım afafadfiadjfşal sikeyim ya o diil de keşke 2 ismim olsaydı...
"ökkeş can köprülü hemen odana çıkıyosun" falan derdi annemler :/
çok yalnızım be pms etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çok yalnızım be pms etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ocak 2010 Salı
13 Ekim 2009 Salı
ah hayat
başlık çok ergen oldu, farkındayım.
hani ado tarzda lost soul / lost youth temalı şarkılarda losing control / gettin' smothered konuları işlenir ve biz de büyüyüp yaşımız kemale erince bol bol dalga geçeriz ya... başınıza geldiğini hissetmek hiç hoş değil. gerçekten. hakikaten linkin park'ı falan şimdi daha da bi anladım, daha da bi sevdim. henüz lost prophets dinlemiyorum ama. o kadar inmedim dibe daha, durun yahu!
ama eğer aranızdan herhangi biri nefreti tatmadıysa şimdiye dek..
öfke baldan tatlıdır ancak, nefret öfkeden de tatlıdır bence. en azından bi akrep dişisinin bunu söylüyor olması olağan karşılanmalı.
tatmadıysanız çok şey kaçırmışsınızdır ama çok da ölümcül değil, gerçekten kasmayın. her tarafı önce siyah sonra da kırmızı görmek gerçekten hoş olmayabiliyor. baş ağrısı da cabası.
aranızda hayvan edinmemiş arkadaşlar varsa, işte bu gerçekten onlar için büyük kayıptır.
gitmeden önce, her gece bu varlıkla koyun koyuna yatıyorum. nefreti ancak o dengeleyebiliyor sanırım.
haydi kalın sağlıcakla,
HappyMix.hani ado tarzda lost soul / lost youth temalı şarkılarda losing control / gettin' smothered konuları işlenir ve biz de büyüyüp yaşımız kemale erince bol bol dalga geçeriz ya... başınıza geldiğini hissetmek hiç hoş değil. gerçekten. hakikaten linkin park'ı falan şimdi daha da bi anladım, daha da bi sevdim. henüz lost prophets dinlemiyorum ama. o kadar inmedim dibe daha, durun yahu!
ama eğer aranızdan herhangi biri nefreti tatmadıysa şimdiye dek..
öfke baldan tatlıdır ancak, nefret öfkeden de tatlıdır bence. en azından bi akrep dişisinin bunu söylüyor olması olağan karşılanmalı.
tatmadıysanız çok şey kaçırmışsınızdır ama çok da ölümcül değil, gerçekten kasmayın. her tarafı önce siyah sonra da kırmızı görmek gerçekten hoş olmayabiliyor. baş ağrısı da cabası.
aranızda hayvan edinmemiş arkadaşlar varsa, işte bu gerçekten onlar için büyük kayıptır.
gitmeden önce, her gece bu varlıkla koyun koyuna yatıyorum. nefreti ancak o dengeleyebiliyor sanırım.
haydi kalın sağlıcakla,
26 Eylül 2009 Cumartesi
25 Eylül 2009 Cuma
15 Eylül 2009 Salı
bir veda havası gibi değil gibi
olm babam bana "güle güle", "görüşürüz" vs. gibi veda cümlesi falan söylemiyo hiç. "hadi bakalım" bile demiyo. dönüyo gidiyo adam. ben de göt olmuş south park karakteri gibi kalıyorum. gidiyorum sonra ben de.
telefonda da yapıyo bunu. hani filmlerde karakterler konuşur "hadi öptüm canım bye bye" demeden kapatırlar telefonu. aynı bunu yapıyo adam. hiç özenilicek bişi değilmiş olm o. ben de hep yapıcam falan derdim ama vazgeçtim. göt gibi kalıyorum elimde telefonla. kimse fark etti mi diye bakınıyorum.
yabmicam.
telefonda da yapıyo bunu. hani filmlerde karakterler konuşur "hadi öptüm canım bye bye" demeden kapatırlar telefonu. aynı bunu yapıyo adam. hiç özenilicek bişi değilmiş olm o. ben de hep yapıcam falan derdim ama vazgeçtim. göt gibi kalıyorum elimde telefonla. kimse fark etti mi diye bakınıyorum.
yabmicam.
15 Temmuz 2009 Çarşamba
pişman mıyız?
günlerden bir gün,
saçmalamak üzere uzandım klavyeme.
döküldü sözcüklerim,
daha sonra çalınmak üzere.
saatler sonra ekrana kavuştuğumda,
acımasız bir yazı karşıladı beni.
hembloggerlarımdan biri,
kopi peyst etmişti beni!
aldım biricik silahımı elime,
var olan, yegânem: Türkçe Q klavye,
döşedim içimdeki hıncı o makaleye,
müjde açınca okusun diye.
nur der ki bu girişimin yoktur dermanı,
müjde amansızca çalmış bi kere yazıyı,
yine de affeder onu, dinmese de bu acı,
ama sen de halt ettin be hacı!
saçmalamak üzere uzandım klavyeme.
döküldü sözcüklerim,
daha sonra çalınmak üzere.
saatler sonra ekrana kavuştuğumda,
acımasız bir yazı karşıladı beni.
hembloggerlarımdan biri,
kopi peyst etmişti beni!
aldım biricik silahımı elime,
var olan, yegânem: Türkçe Q klavye,
döşedim içimdeki hıncı o makaleye,
müjde açınca okusun diye.
nur der ki bu girişimin yoktur dermanı,
müjde amansızca çalmış bi kere yazıyı,
yine de affeder onu, dinmese de bu acı,
ama sen de halt ettin be hacı!
Çoraplar:
çalıntı,
çok yalnızım be pms,
eşeksıpası,
müjdeni sevsinler emi,
plagiarism,
ydyy
26 Mayıs 2009 Salı
bir yol hikayesi
kimselerin bilmediği, bilenlerin de yazmadığı bir yerdeyiz: yukarı götikler köyü.
köyün adının yukarı götikler köyü olmasının sebebi elitist bir tavırdan ötürü değil, nehirin yukarı tarafından kalmasından kaynaklanıyor.
medeniyet götürüyoruz diye mahfettiğimiz yaylalardan, betonla doldurduğumuz sahil şeridinden geçerek gittim yukarı gotikler köyüne.
köye girdiğimde asırlık bir çınar karşıladı beni. yıllara meydan okurcasına, ne kadar küçük ve fani olduğumu yüzüme vururcasına dalgalanıyordu.
heybetli çınarın gölgesinde, şehir karmaşasından ve stresinden uzakta hala çocukluğunu yaşayabilen, pogo yapan çocukları görmek yüzüme imrenme dolu bir gülümse yerleşmesine neden oldu. yanlarına gidip sohbet etmek istediğimde ise olağanca poser ve siklemez tavırlarıyla beni görmezden geldiler. yüzümdeki gülümsemenin yerini dışlanmışlığın verdiği durgunluk aldı.
o andan sonra zaten seyahat aşkı, yeni insanlar tanıma hevesi falan kalmadı. tek derdim eve dönüp 2 bira içmek olmuştu ki öyle de yaptım zaten. sikerler.
köyün adının yukarı götikler köyü olmasının sebebi elitist bir tavırdan ötürü değil, nehirin yukarı tarafından kalmasından kaynaklanıyor.
medeniyet götürüyoruz diye mahfettiğimiz yaylalardan, betonla doldurduğumuz sahil şeridinden geçerek gittim yukarı gotikler köyüne.
köye girdiğimde asırlık bir çınar karşıladı beni. yıllara meydan okurcasına, ne kadar küçük ve fani olduğumu yüzüme vururcasına dalgalanıyordu.
heybetli çınarın gölgesinde, şehir karmaşasından ve stresinden uzakta hala çocukluğunu yaşayabilen, pogo yapan çocukları görmek yüzüme imrenme dolu bir gülümse yerleşmesine neden oldu. yanlarına gidip sohbet etmek istediğimde ise olağanca poser ve siklemez tavırlarıyla beni görmezden geldiler. yüzümdeki gülümsemenin yerini dışlanmışlığın verdiği durgunluk aldı.
o andan sonra zaten seyahat aşkı, yeni insanlar tanıma hevesi falan kalmadı. tek derdim eve dönüp 2 bira içmek olmuştu ki öyle de yaptım zaten. sikerler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)