11 Mart 2010 Perşembe

fake me baby*

mübişin 'madboy mbn' diye facebook ta hesap açmasıı ehueheuheueh**
amına koyim bu çocuk beni öldürecek lan ne adamsın mübiş yaaaa

*güzel lan bu ziyan olmasın ikinciye kullanırım ben bunu
**sercan gülüşü AMA hafif sinsi gibi
***göndermeli espri yapma çabaları****
****değişik görünme çabaları
arkadaşlık isteğini
kabul ettim madboy'un 31numaralı arkadaşıyım artık adım madboyfriendnumber31***
.......ne güzel olmuş kafam.....

deneysel paranoya

adam bana bakıyor..
müşteri...
konuşuyor suratıma suratıma
hayat hikayesinden kesitler sunuyor
beylikdüzüne eve taşınmışta ısı yalıtımıymışta
aha şu an kiralık araba aradığını ögrendim
muhabbete katılım dedim ağzımdan ''aaa vuuuu'' benzeri sesler çıktı,
gülmek istiyorum lannn
susayım en iyisi
muhabbet mi etsem
aha dayanamadım adamın hiç bilmediğim hayatı üzerine beylikdüzü göndermeli yorum yaptım..
''taksime falan çıktığında uzak'' diye sonra hızlı ve vurgulu bi şekilde 'Araba Şart' diyerek konuyu kapattım.
............
.........
.....
.........
..............
susmak en iyisi miss
.........
......
.....
.........
Allah dünyanın en zengin elmas yataklarına sahip ülkelerinden olmasına rağmen fakirlik çeken ülke hangisiymiş dayanamıyorum lan dalıcam muhabbete
nijeryada hükümet valileri istifa ettirip asker geçirmişler yerlerine
ne afrikaya kültürünüz varmış a.q. sanki amcan capetown belediye başkan yardımcısı ya da amcanın karısı zenciye... neyse
.....
romantikmiş lan adam evlilik için araba kiralayacakmış
,,,,çok eğlenceli lan hayat ama sıkıldım işten sikerlerrrrr* bro kfcyi hazırla ben geliyorum
Angola'ymış lan ülke üzüldüm

*mübiş tarzı sikerler tum vucut hafif öne doğru dalgalanacak

at gibi dedikleri



Ayyaşlar bayramı

istanbul'da ikinci meşrutiyet'in ilánına, yani 1908'e kadar asırlar boyunca hiç aksamadan devam etmiş bir gelenekti. ramazanda ağzına içki koymayan, topaklarına el uzatmayan alkoliklerle esrarkeşler bayramı dört gözle bekler ve o gün büyük bir coşkuyla kendilerine mahsus bir başka bayramı kutlarlardı.

ama bu kutlama öyle büyükleri ziyarete gitmek, el öpmek yahut hürmet arzetmek gibi değil, kendine mahsus bir şenlik ve ziyaret şeklinde olurdu: ayyaşlar tarafından neredeyse evliya mertebesine çıkartılan iki kişinin mezarına gidilir ve mezarların başında vur patlasın çal oynasın eğlenilirdi.

istanbul halkı ramazan bayramını kutlamaya başlarken bir garip kafile edirnekapı tarafında buluşur, sur kapılarından dışarıya sessizce süzülüp ilerlemeye başlardı. bunlar şehrin en ifláh olmaz esrarkeşleri ve serhoşlarıydı.

ramazan boyunca mubarek aya saygı göstermişler, ağızlarına içkinin damlasını koymamış, esrar çekmemişlerdi. artık ramazan sona ermiş, dolayısıyla perhizlerinin de sonu gelmiş demekti.

otakçılar'a vardıklarında sayıları daha da artar, ellerinde ‘‘dem’’leri yani içkileri olduğu halde sur kapısının hemen sağındaki salaş kahvede durur, öteki yoldaşlarının gelmesini bekler ve şişeleri kafalarına dikerlerdi. kalabalık gittikçe artar, yeni gelenler otakçılar tarafına doğru ilerler ve şimdi çıkmaz bir sokak olan fethi çelebi caddesi'ne sapıp yolun sol tarafındaki mezarlığa dalarlardı.

istanbul'un tarih boyunca gördüğü en namlı içicisiyle esrarkeşinin kabirleri buradaydı ve kutlama mekánı da işte burasıydı: bekri mustafa ile urfalı hacı ahmed ağa'nın mezarları...

bekri mustafa'nın kim olduğu malum... dördüncü murad zamanında yaşadığına inanılan, padişahın en yakınlarından biri olduğu söylenen, içkisiyle, fıkralarıyla ve hikáyeleriyle efsaneleşmiş meşhur serhoşumuz... urfalı hacı ahmed ağa ise, oldukça uzun bir hayat süren ve dünyadan 1801 senesinde 134 yaşında ayrılan istanbul'un en namlı esrarkeşi...

ayyaşlar, birbirine yakın olan işte bu iki mezarın başına böyle bir hay-huy içerisinde gelir, ceplerde ve ceketlerde taşınan şişeler de birer ikişer çıkartılır, salına-devrile yürüyen kafile asıl bayramlaşmayı mezarların başında yapardı.

bayramlaşma denilen iş öyle birbirleriyle kucaklaşma yahut tebrikleşme değil, tam kendilerine láyık biçimdeydi: artık iyice keyiflenmiş olan serhoşlar ellerindeki şişeler nefes almaksızın kafalarına diktikten sonra, şişelerin dibinde kalanları gülsuyu serper gibi mezarların üzerine serperler, böyle yaparak mezarları kutsadıklarına inanırlar, sonra ‘‘bayram ikramı’’na başlarlardı.

ikram, serhoşların ikişer ikişer gruplar haline gelip ceplerinden çıkarttıkları diğer şişeleri birbirlerinin ağıza götürmeleri demekti. gruba katılmayan ayyaşlar da tek başlarına bir kenarda içip sızarlardı.

bayram merasimi bu kadarla kalmazdı, artık sıra serhoş ve esrarkeşlerin, kendilerine pîr kabul ettikleri bekri mustafa ile hacı ahmed ağa'nın mezarlarını süslemelerine gelirdi. bayram yaza rastlamışsa mezarları gelinciklerle ve papatyalarla, ama sert kış günlerine denk gelmişse bu defa da defne ve taflan dallarıyla donatırlar, kendi akıllarınca güzelleştirirlerdi.

işte bu arada gür sesli bir serhoş, daha eski zamanlardan kalma bir gazeli nağme ile okumaya başlardı. gazel ‘‘ben şehid-i bádeyim dostlar demim yád eyleyin’’ yani ‘‘dostlar, ben şarap şehidiyim; yaşadığım ánı yádedin’’ diye başlar, ‘‘neyle, meyle bir alay mahbub ile her dem geln / bezm-i cem áyinini kabrimde mu'tad eyleyin’’ (neyle, şarapla be dostlarla her an gelin ve içki meclisini kabrimde kurun) gibi mısralarla devam ederdi. kafileye meraklıların da katıldığı olur, bu garip áyini bir köşede sessiz sadasız ama derin bir hayret içinde takip ederlerdi.

esrarkeşlerin bayramlaşması ise başka türlüydü. hacı ahmed ağa'nın mezarının etrafına halka halinde oturur, kalın sarılmış ve elden ele gezen esrarlı sigaradan nefeslenip dururlardı. tören mekánı bazı bayramlarda daha ötelere taşınır, silivrikapı dışındaki kozlu meydanı'ndaki kır kahvesinde devam ederdi. polisler resmi kıyafetleriyle dem çekenlerin arasına karışır, esrar resmen yasak olduğu halde hiç müdahale etmeden olup biteni seyrederlerdi.

‘‘bayram merasimi’’nin son bulduğu yer, edirnekapı'daki sur kapısıydı. mezarlıktan buraya kadar neş'e içinde, şarkılar söyleyerek gelen kafilenin sesi kapıdan içeri girildiği anda kesilir, bir sene sonraki bayrama kadar bir daha duyulmaz ve herkes bir tarafa dağılırdı.

ayyaşlar bayramının kutlanması ádeti ikinci meşrutiyet'e kadar devam etti ama şehir hayatındaki ve hayat şartlarındaki değişmeler yüzünden bu tarihten sonra unutulup gitti. ben, bayramla ilgili bütün bu bilgileri, meşrutiyet öncesinde bu kutmalara katılmış olanlardan birinin, ahmet hamdi tanyeli'nin bundan yarım asır önce yazdığı kısa bir nottan naklettim

Murat Bardakçı

AYAĞA KALK VE İSYAN ET
UYANMA VAKTİ GELDİ
!!!

CAPCOM FİRMASI ÖZÜR DİLEYİP,
STREET FİGHTER'A KÜRT KARAKTER EKLEYENE KADAR SUSMAYACAĞIZ!!!
sevgili gümülcineliler,

bu akşam benim evde düzenleyeceğim tekken turnuvasına hepiniz davetlisiniz.

ps: b.y.o.b

10 Mart 2010 Çarşamba

ama arkadaşlar iyidir

bi mesaj geldi 1 saat kadar önce sevinsem mi üzülsem mi bilemedim yaf. resmen boş kaleye gidiyorum bayrak kalktı be pms...


-sbahtan beri
dşünyrum kafama
takıldı knka
supermanin neye
zaafı wardi lan?
(amdan başka)

kızları yukarı çıkarma olayı hk.

bekren lan benim ufak domuz büyüdü artık işe yaramıyo senin şampuan şişesi koleksiyonunu alabilir miyim be knka?????????
super street figter 4'de türk karakter olması cogarib aq
hondayı falan dövüyo bildiğin. vidyosu bile var

sikiym

Photobucket

9 Mart 2010 Salı

dün yatış sebebiyle maillere bakmamıştım neler donmuş ulan mörç arkadasım varmış haberim yokmuş

bundan sonra evdeki kentuckynin duruş yeri ve açısına umut karar verecek yoksa ağzıma sürmem hacu feng shuimi siksinler ki

içinde ibrahim tatlıses olan akademik bir yazı

benim ateist olmam çogarip lan bence. türlü uğursuzluk, bela başımda aq, adam belliki inanmayanı sikmenin peşinde sen hala...

her zaman uğursuzluk olmuyo tabi ben bugüne bugün mirikıl görmüş adamım(ne sandın yarraam). topoş bi arkadaşım vardı universitede(diyorum abi türlü uğursuzluk diye işte, ipneyle okulun ilk gününden ahan bu güne görüşüorm) allah sizi inandırsın bu gey böle bigün bi kıpraştı bütün sınıf yemekle doldu. şaraplar mı dersin hindiler mi dersin desem yalan olcak, adam rüyasında muhasebeden bi kaç soruyla ibrahim tatlısesi görmüş.valla bak(inanmıyosanız yorum yazın okuyodur cevap verir). annattı işte bana snavdan önce ahaha ne alaka lan falan dedik güldük eğlendik arada biranın götüne baktık falan derken snavda olma olasılığı gerçekten çok düşük bişi oldu ve çok sevdiğim, hali hazırda seviştiği kızların sayısı itibariyle beni eyc of empayrısta benimkiler niye çadır olum senin evler ne güzel lan diyen mal gibi çağın gerisinde bırakan toporoşko arkadaşımın rüyasında gördüklerinin snavda çıkması allaha inanmam için hala en büyük nedendir dostlarım(çok uzun oldu lan cümle takıldığınız yer olursa university, castle bide blacksmith yapın upgradeler bitince amına korsunuz).

neyse işte o gün çogacayipti, birden ibrahim tatlısesi görünce masaları devirip kaçmışız...
aklımdan neler gecerken kafam yukarılardayken e-faturanın geleceği hakkında konusuyoruz abimle ,sikmişim e-faturasını ama abi yaaaa

neyse en azından ağaçlar kurtulacak biraz,vergi kaçırmak imkansızlaşacak falan yararlı şey lan e-fatura

*sinan la karşılaştım yolda olum yeminle bu adam oksijen değil başka bişey kullanıyor hücre başı 38 ATPyle olacak iş değil bu

pms golf resort




son postlar çok memesiz olmuş affettireceğim en kısa zamanda

doğru ya unutmusum


derler ki tabiatta haksızlık etmek iyi, haksızlığa ugramak kotu bir seydir.haksızlığa uğrayanlarsa,haksızlık edenlerden çok daha fazladır.insanlar birbirlerine haksızlık ede ede, haksızlığa uğraya ugraya birinin tadını, ötekinin acısının duymuşlar.Haksızlığa uğramaktan sakınamayacaklarını, haksızlık etmeyide her zaman beceremeyeceklerini anlayınca bir anlaşmaya varmayı düşünmüşler.kanun koymuslar kimse haksızlığa uğramayacak diye..kanunun buyruğunda kanuna uygun olana da dogru demişler.İşte doğruluğun kaynağı özü budur.Dogruluk, en iyiyle ,en kotu seyin ortasında yani haksızlık edip ceza görmemekle, haksızlıga ugrayıp ceza almamanın ortasındadır....

8 Mart 2010 Pazartesi

tezat

haftanın kapanış maçının pazartesi günü olması
hepinizin emekçi kadınlar günüasşdlkadaidla
neyse lan demiycem bişey

sikerlerrrrrrrrrr

şu dağlarda kaş olsaydım

ebru şallının kaşlarına puma şekli verebilecek bi kuaför yok mudur bu ülkede?
yanayım yanayım ateşlerde yanayım
bu kırmızı suratımı nerelere saklayım...

kardı, güneşdi derken surat kıpkırmızı oldu. o konuda bi problemim yok ama sakallıyken yandıktan sonra tıraş olunca, eskiden sakal olan yerlerin ne kadar beyaz kaldığını tahmin edemezsiniz be pms. aslında anca tahmin edebilirsiniz, zira suratım normale dönene kadar kimseyle görüşmeyi düşünmüyorum

saygılar

7 Mart 2010 Pazar

i... am....


bi kaç gün önce sözlükte "spartacus blood and sand" başlığını okudum. bilmeyenler için söyleyeyim dizi bu. diziyi epeyce kötülemişler. fakat ilginç şeylerden yola çıkarak kötülemişler. merak ettim izledim.

demişler ki:

1- efektler kötü.

hayır kardeşim. efektler iyi. sadece kan efektleri bi acayip o da belli ki bilinçli yapılmış bişi.

2- oyunculuk kötü.

bunu beğenmediysen git ezel izle. ondaki oyuncular süpermiş diye duydum.

3- 300 den ve gladyatör denetkilenmişler.

ben dibimiz düşerek izledik diye hatırlıyorum onları?

4- gladyatör çükü gösteriyolar.

ben görmedim! başka tarafa baktım ben.

5- habire meme gösteriyolar.

kötü mü lan bu?

6- çok fazla aksiyon var

saçmalama. aksiyonun fazlası olmaz.

çok slow motion var.

numara bile vermiyorum buna ben.


uzun lafın kısası gençler izleyin. güzel dizi. meme olan yerlerde pür dikkat çük olan yerlerde alakanız yokmuş gibi izleyin. aksiyon süper olmuş.

bi de sura var. onun için de izlenebilir.

6 Mart 2010 Cumartesi

ski yapmak isteyen elime mum diksin

avrupada oturan arkadaşlar 19:00 itibarı ile benim eve gelebilir, böylece "o diil de" insanının evine giderken canım sıkılmaz...

saygılar

girling

avrosportta çıkıyo her akşam. umarım kış olimpiyatlarına dahil olmakla ilgili başvuruları kabul olur...

mutluluk II

cumartesi sabahı saat 8 de telefonun alarmıyla zıplayıp, o pis tebessümü odaya fırlattıktan sonra götünü telefona dönüp uyumaktır.

5 Mart 2010 Cuma

mutluluk

3 saat film izleyip saate baktığında daha yarım saat geçmiş olduğunu anladığında yaşanan mutluluk var ya...
devasa yazıcam aq ben buraya bişi düşünmüştüm ama bulamadım

biri bunu açıklasın lan

çin'le oynadıkları hazırlık karşılaşmasında portekizlilerin açtığı pankart;

''Dünya Kupası'nda bıyıklı milli takım istiyoruz''

bunu nasıl yaptınız aq

iş adamı olmaya karar verdim lan ben saatlerdir oturuyorum önunde laptop karsımda plazma çaylar yemekler dekor falan super bi sikte yaptığım yok neyse lan işim var guneşin batışını izleyeceğim ben

yanlış bölüm tercih ettik zamanında tuh a.q.

öyle bos kalmak ki bloga post basarcasına

flugtagsal mevzular üzerine

23 mayısta caddebostan sahilden atlıyorz lakin başvuru için 1 haftamız kaldı ve ne yapmak istediğmizi bilmiyoruz...

gece yatağa girdiğinizde 5-10 dak düşünün bu konuda (eğer yatağa tek giriyosanız düşünün yoksa siktir edin(aslında düşündüm de (düşündüğüm ender zamanlardan biriydi bu, kıymetinizi bilin) tek bile olsanız düşünmeyin(sıçarken falan düşünün bence(ama bok gibi fikirlerle de karşıma çıkmayın))) 1 hafta içerisinde 3-5 tane iyi fikrimiz olacağına inanıyorum.
durmak yok yola devam...

Sonisphere yolları dar, beni öpme benim yarim var

sevgili lidyalılar

biletleri en geç yarın alalım diyorum (en azından ben alıcam)
saha içi konusunda hemfikir miyiz?



ps#1: bu adamların harbiden geleceğine inanmıyorum yæææææ


ps#2: smoke that shit, pass the shit, the kinky shit :))

Enjoy the shit!!!

4 Mart 2010 Perşembe

"Kemalizm sendromu" adı verebileceğimiz entel hastalığı, gerici tarikat yuvaları, Babali yokuşu. ...İkitelli semti, İstanbul barları ve siyasete meraklı holding çevrelerinde hızla yayılıyor. Bu "entel ve mental" hastalık, genellikle düşünce tembelliğinden kaynaklanıyor Son yıllarda en yaygın suçlamalardan biri "resmi ideoloji sahibi" olmak: "Kemalizm devleti kuran ideolojidir. Bütün Kemalistler resmi ideoloji sahibi." ...Bugün devlet, Kurtuluş savaşının ideolojisi ile mi yönetiliyor? ...Bugünkü resmi ideoloji "serbest piyasa" ve "Türk-İslam senezi"... ...Ne kadar "zaman aşımına uğramış Marksist" varsa, bu resmi ideolojiye sımsıkı sarılıyor. Bunlar, Amerika'nın "Yeni Dünya Düzeni" ile bölgeye getirmek istediği siyasal coğrafyayı da görmezden geliyorlar.Amerika, ...Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'in siyasal haritasını yeniden çiziyor. "cebren ve hile ile" bütün dünyaya benimsettiği "Pax-Americano'dur.Sovyetler'in sağılması ve Körfez savaşından sonra dünya yeni bir sürece girdi. ...Bu sürecin adı "Pax-Am"dır. Bu süreçte Kuzey Irak'ta kurulan Kürt devleti şaşırtıcı değildir. Hep aynı çıkar, hep aynı oyun! ...tek süper güçlü dünyaya geçişin kaçınılmaz sancıları... ideolojiler değişiyor, devletler, sınırlar değişiyor... Değişmeyen bir tek gerçek var o da emperyalizmin kendisi!... Uğur MUMCU

Miss "kafasına poşet geçireceksin aga. mehemehemehe"

Pinocchio ve mokar hastası nihan

yalan söyle pinokyo doğru söyle pinokyo
yalan söyle pinokyo doğru söyle pinokyo
yalan söyle pinokyo doğru söyle pinokyo
yalan söyle yalan söyle pino daha çok yalan

ileri uygulama teknikleri
9 küçük yalan 1 büyük yalan
8 küçük 2 büyük
7 ^^ 3 büyük
........
......
..
1 küçük 9 büyük
...
.....
.......
7 ^^ 3 büyük
8 küçük 2 büyük
9 küçük 1 büyük yalan

*bu teknikte her yalan sonrası 1 doğru şartı aranmaktadır.
bu ara worde excele o kadar sardım ki
yeni sayfa açmadan önce israf olmasın diye düşünürken buldum kendimi

google chrome

ilk başta soğuk gibi ama girdikçe alışıyorsun

*bana bundan sonra firefox demeyin arkadaşım

3 Mart 2010 Çarşamba

yodalardan bir yar gelir bizlere


yandım Allah gözlere bak gözlere
hiç çalışasım yoktu bi kaç gündür.
ben de çalışmıym bari dedim.
bugün müdür gelip bu işleri siklemem için geçerli bir nedenim olup olmadığını soru.
gözlerinin içine baktım
o da bana bakıyordu
gözlerimi ayarmadan yavaşça yere çömeldim
bana bakmaya devam ediyordu
gözlerini benden ayırmadan uzaklaşmaya başladı, güvenli bir mesafeye geldiğine karar verdiğimde ayağa kalktım ve siklememeye devam ediyorum...
bi daha ki sefere ölü taklidi yapmayanı siksinler

bi sega vardı


hiç çalışasım yok

çalışmıyorum o yüzden gidim dolaşım biraz

2 Mart 2010 Salı

duymak(kulağın misafirliği)#1#

mekan :baraka'nın tuvaleti

şahıs no 1:ufak tefek tam tabiriyle 'ayakta sakso çekebilecek potansiyele sahip'
şahıs no 2:at gibi tam tabiriyle 'AT' gibi

no 1:zaten uzunsun topuklularıda giymişsin 1.90 a vurdun ufacık kaldım lan

no 2:kızım asıl sen kendine bak ayakta bile sevişirsin, ortamların arananısın yemin ediyorum
konulu porno varya
pornolu filmde olsa ya
başı porno ardından ver romantizmi ver askiyonu bas gerilimi

*porno kısmı muslukçu tamirci yada babysitter in orala geçiş süresi kadar olacak
** konuyu nasıl toparlayacağınıda lostun senaristleri bulsun senelerce milleti sikmek kolay yiyorsa bu konuyu bağlayın a.q.
***dini film olmaz ama
pms bana patlayan şeker bul lan allahsız

eti browni intense

feci gideri var be pms

superbat




1 Mart 2010 Pazartesi

yarın

şimdi ajanslarımıza bomba gibi düşen bir habere göre tdk yarın kelimesinin anlamını şiveye göre ayırmaya başlamış. istanbul ağzında yarın bugünden sonra gelen gün demekken arkadaş ortamında, özellikle serkan abinin muabbete katıldığı ortamlarda belirsiz bir zamanı hatta kimi zaman tamamen bir hiçliği ifade ediyormuş. biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde bununla ilgili en önemli teori bilog ortamlarının çehresinin hiç değişmemesiyle ilgili açıklamalarıyla mr hawking tarafından yapılmıştı. konuyla ilgili stephen hawking'e doğrudan bir teşekkür telgrafı gönderen tdk, arkadaş ortamları kara ya da değil tüm deliklerle olan ilgili çalışmalarınızın devamını da bekliyor diye, eklemeyi unutmamıştır

i am your father!

TARKAN
Sonuna kadar arkandayız kardeşim.