taksitle kedi sahibi olabileceğiniz yerler biliyo musunuz?
ben de bilmiyorum, o zaman sorun yok.
anneme 3 gündür kedi taklidi yaparak bi laptop, bi deniz kıyısı tatili, istediğim yemekleri falan elde ediyorum. çok işe yarıyor.
taksitle kedi sahibi olmak budur işte.
pişman mısın? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pişman mısın? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Temmuz 2009 Salı
10 Temmuz 2009 Cuma
deneysel #13
11-12 nerede ki 13 olduk demeyin, bir sebebi var.
belime 13 tane uçan balon bağladım ve tavana yapıştım;
hemen durumu siz çok değerli pms okurlarına aktarayım dedim.
bunu nasıl becerdim? kardeşimden hemen laptop'ı vermesini istedim, malum ben tavandayım ve inemiyorum henüz. nasıl yapıcam onu da bilmiyorum.
burada havalar güzel, serin, yukarıdan bakmak da güzel.
ayrıca bu deneyi yapan her 69. kişiye bu "balonla tavanlara uçma" işinde kariyer yapması için mayış bağlanacakmış, mnskym.com'un yalancısıyım.
müracaat buradan.
i'm high up above,
in the cutiest skies i flyin'...
belime 13 tane uçan balon bağladım ve tavana yapıştım;
hemen durumu siz çok değerli pms okurlarına aktarayım dedim.
bunu nasıl becerdim? kardeşimden hemen laptop'ı vermesini istedim, malum ben tavandayım ve inemiyorum henüz. nasıl yapıcam onu da bilmiyorum.
burada havalar güzel, serin, yukarıdan bakmak da güzel.
ayrıca bu deneyi yapan her 69. kişiye bu "balonla tavanlara uçma" işinde kariyer yapması için mayış bağlanacakmış, mnskym.com'un yalancısıyım.
müracaat buradan.
i'm high up above,
in the cutiest skies i flyin'...
Çoraplar:
experimental,
pişman mısın?,
pixie,
rak n kok a gidecek miyiz?,
where is my mind
2 Temmuz 2009 Perşembe
iyi sıhhatte olsunlar
Bu özet kullanılabilir değil. Yayını görüntülemek için lütfen
burayı tıklayın.
Çoraplar:
men ar diskastink,
meriç,
milf,
pişman mısın?
4 Haziran 2009 Perşembe
Serkan abinin emreyi sikmesi
siz şey yapmayın.
içerdeler şu an
emre gayet mutlu görünüyodu
kafası karışmış ama mutlu
ayrıca bu mutlu birliktelikle emre insanı (bazı yörelerde mahmut olarak tanınır) aramıza katılmış oldu, hadi hayırlısı
içerdeler şu an
emre gayet mutlu görünüyodu
kafası karışmış ama mutlu
ayrıca bu mutlu birliktelikle emre insanı (bazı yörelerde mahmut olarak tanınır) aramıza katılmış oldu, hadi hayırlısı
1 Haziran 2009 Pazartesi
Temel ile Fadime
adamın birı bi gun gidiyormuş, arkadaşlarıyla vedalaşıp evin yolunu tutmuşken birden dünyanın kenarından kayıp aşşağı düşmüş.
yumuşak bir zemine düştüğü için gömülmüş ve sıkışıp kalmış. kurtulmaya çalışırken günler, aylar geçmiş ve çıkmak için bütün çabaları sonuçsuz kalmış.
günlerce yağmur altında kalmış, aylar sonra sonra ellerinin ve ayaklarının uzadığını fark etmiş. kolları ve ayakları o kadar uzamıstı topraktan çıkmış ve
sürekli uzamaya devam etmiş.
aradan geçen yıllar sonunda kocaman bir elma ağacı oluvermiş.
temel her sabah işe gelirken giydiği tulumunu giyip, karısı fadimeyi her sabah olduğu gibi öperek evden ayrılmış.
diğer işçiler gibi bir bardak çayını içip işe koyulmuş.
her zaman yaptığı gibi birer birer toplamaya başlamış elmaları.
hafifçe esen rüzgarda sallanıyordu her bahar yaptığı gibi, ama içindeki huzursuzluk her geçen gün büyüyordu. çünkü biliyordu başına gelecekleri.
arkadaşlarının çocuklarını kaybedişini yaşlı gözlerle izlemişti. sıranın kendisine gelmesi an meselesiydi.
bakkala olan borcu yüzünden akşam eve hangi yoldan giderse bakkala karşılaşmayacağını düşünürken elmaları koparıp sepetine dolduruyordu.
mesai bitene kadar 3 dönümlük bahçedeki bütün elmaları toplayıp fabrikanın göderdiği kamyonlara yüklemeleri gerekiyordu.
işte gelmişlerdi, sıra artık ona gelmişti. çevresindeki arkadaşlarının çocuklarını acımasızca, tulumlu insanlar tarafından öldürülüyordu ve şimdi de bir tanesi merdivenle
ona doğru geliyordu
bu son ağaçtı... düşüncelere dalmış bir şekilde topluyordu elmları.
bunu da bitirdiğinde evine dönecek, fadimenin hazırladığı bir şeylerle karnını doyurup, her aksam yaptığı gibi tv karşısına kurulacaktı.
dayanılmaz bir acı...
tulumlu adam, haykırışlarına aldırmadan öldürüyordu yavrularını.
son çocuğunuda ondan koparmıştı işte...
artık daha fazla yaşamanın ne anlamı vardıki..
son ağaçta bitmişti. tek yapması gereken elmaları kamyonlara yüklemekti sonra da evinin yolunu tutacaktı.
yavruları bir kamyonun kasasında fabrikaya doğru götürülürken, içindeki boşluğu hiç bir şeyin dolduramayacağını biliyordu.
(elmaların başına neler geldiği farklı bir hikayenin konusu)
arakhna insanı bir cumartesi sabaha karşı tanıştı yeşil elmayla.
bırak yazarlar ne yaparsa yapsın
kalçanın sağ lobuna kelebekler tapsın
arakhna sana küserse sonsuza kadar yansın
kullanıp atmanın keyfi de ona kalsın
yumuşak bir zemine düştüğü için gömülmüş ve sıkışıp kalmış. kurtulmaya çalışırken günler, aylar geçmiş ve çıkmak için bütün çabaları sonuçsuz kalmış.
günlerce yağmur altında kalmış, aylar sonra sonra ellerinin ve ayaklarının uzadığını fark etmiş. kolları ve ayakları o kadar uzamıstı topraktan çıkmış ve
sürekli uzamaya devam etmiş.
aradan geçen yıllar sonunda kocaman bir elma ağacı oluvermiş.
temel her sabah işe gelirken giydiği tulumunu giyip, karısı fadimeyi her sabah olduğu gibi öperek evden ayrılmış.
diğer işçiler gibi bir bardak çayını içip işe koyulmuş.
her zaman yaptığı gibi birer birer toplamaya başlamış elmaları.
hafifçe esen rüzgarda sallanıyordu her bahar yaptığı gibi, ama içindeki huzursuzluk her geçen gün büyüyordu. çünkü biliyordu başına gelecekleri.
arkadaşlarının çocuklarını kaybedişini yaşlı gözlerle izlemişti. sıranın kendisine gelmesi an meselesiydi.
bakkala olan borcu yüzünden akşam eve hangi yoldan giderse bakkala karşılaşmayacağını düşünürken elmaları koparıp sepetine dolduruyordu.
mesai bitene kadar 3 dönümlük bahçedeki bütün elmaları toplayıp fabrikanın göderdiği kamyonlara yüklemeleri gerekiyordu.
işte gelmişlerdi, sıra artık ona gelmişti. çevresindeki arkadaşlarının çocuklarını acımasızca, tulumlu insanlar tarafından öldürülüyordu ve şimdi de bir tanesi merdivenle
ona doğru geliyordu
bu son ağaçtı... düşüncelere dalmış bir şekilde topluyordu elmları.
bunu da bitirdiğinde evine dönecek, fadimenin hazırladığı bir şeylerle karnını doyurup, her aksam yaptığı gibi tv karşısına kurulacaktı.
dayanılmaz bir acı...
tulumlu adam, haykırışlarına aldırmadan öldürüyordu yavrularını.
son çocuğunuda ondan koparmıştı işte...
artık daha fazla yaşamanın ne anlamı vardıki..
son ağaçta bitmişti. tek yapması gereken elmaları kamyonlara yüklemekti sonra da evinin yolunu tutacaktı.
yavruları bir kamyonun kasasında fabrikaya doğru götürülürken, içindeki boşluğu hiç bir şeyin dolduramayacağını biliyordu.
(elmaların başına neler geldiği farklı bir hikayenin konusu)
arakhna insanı bir cumartesi sabaha karşı tanıştı yeşil elmayla.
bırak yazarlar ne yaparsa yapsın
kalçanın sağ lobuna kelebekler tapsın
arakhna sana küserse sonsuza kadar yansın
kullanıp atmanın keyfi de ona kalsın
Arakhna'ya cevap
Hani olur ya gazetelerde,
birbirlerine laf atan köşe yazarları,
içim bu hisle kaplandı,
ondandır yazarım bu yazıyı.
Tweety'yi beğenmeyişime laf atmış,
kalçamın sağ lobunun arakhnası,
bilmez onun beyni ne sekiz ayaklı,
sanır tam tersini, oysa kısadır aklı.
gel gör ki bu yannızca bir yazı,
istemem deli etmek, küstürmek arakhnamı,
söyleyin o yare geri versin yeşil elmamı,
tabi kullanıp atmadıysa doğarken cumartesinin tanı.
birbirlerine laf atan köşe yazarları,
içim bu hisle kaplandı,
ondandır yazarım bu yazıyı.
Tweety'yi beğenmeyişime laf atmış,
kalçamın sağ lobunun arakhnası,
bilmez onun beyni ne sekiz ayaklı,
sanır tam tersini, oysa kısadır aklı.
gel gör ki bu yannızca bir yazı,
istemem deli etmek, küstürmek arakhnamı,
söyleyin o yare geri versin yeşil elmamı,
tabi kullanıp atmadıysa doğarken cumartesinin tanı.
not: seni seviyorum arakhna. küsme bana! küsersen düşsün başına yeşil elma, sıçsın kafana karga!
not 2: çok lafonten oldum, kusuruma bakmayın, dönemin ilk finalini bitirdik bugün.
30 Mayıs 2009 Cumartesi
stop bein' a drama queen
günler günleri kovalar iken,
mecnun leyla'ya sürgün iken,
çok sevdiğim cat çantamın sapı kopmaya yüz tutmuş iken,
neyleyim o üzüm çekirdeğini, üzümünü yemedikten sonra?
do, re ile mi'ye küsmüş iken,
msn'im ileti geldiğinde turuncu işareti yakmıyor iken,
uzun zaman blog'a yazamaz olmuş iken,
neyleyim 9'da kalkarım deyip harbiden 9'da terk ettiğim taksim gecelerini?
dockers saatimin camı feci çatlak iken,
nakavtlık finallerim yaklaşır iken,
yeşil elmam yaban ceplere yâr olmuş iken,
neyleyim bir yanımda gineli, bir yanımda senegalli, istiklâl gezmelerini?
euthyrox'um bitmek üzere iken,
yeni avon rimelim sukût-ı hayallere terk etmiş iken,
bu yazıya yazacak etiket düşünüp bulamaz iken,
neyleyim o lamb şarkılarını ki dinleyip hissedemediğim?
chill-out'lardan numb hale gelmiş iken,
depeche mode konser biletleri, sahiplerine kelek iken,
itü'lü erkekler fena fena bindirmiş iken,
neyleyim gidemeyeceğim o chill-out festi kemer'deki?
dudağımın halkası batticon'suz durmaz iken,
aradığım mavi saç boyasını bulamaz iken,
polonya basket milli takım forması nazarımı okşarken,
neyleyim çalışamadığım ata 102 kodlu türk devrim tarihini?
papağanım akşam 10 dedim mi uykuya dalar iken,
laptop'ımın batarya girişi sorunluya meyleder iken,
sürekli düzelttiğim çarşafım yine bozulmuş iken,
neyleyim dahi içimde bulamadığım o tanrıyı?
lafta "aşk aşk" diyen dillere kem göz eder nur kulun,
gel gör ki olmuştur deryâ-nuş aşkından mecnun'unun,
o derviş ki sunmuştur kalbine ömr-i me'yûs,
o derviş ki etmiştir onu dest-hûş!
mecnun leyla'ya sürgün iken,
çok sevdiğim cat çantamın sapı kopmaya yüz tutmuş iken,
neyleyim o üzüm çekirdeğini, üzümünü yemedikten sonra?
do, re ile mi'ye küsmüş iken,
msn'im ileti geldiğinde turuncu işareti yakmıyor iken,
uzun zaman blog'a yazamaz olmuş iken,
neyleyim 9'da kalkarım deyip harbiden 9'da terk ettiğim taksim gecelerini?
dockers saatimin camı feci çatlak iken,
nakavtlık finallerim yaklaşır iken,
yeşil elmam yaban ceplere yâr olmuş iken,
neyleyim bir yanımda gineli, bir yanımda senegalli, istiklâl gezmelerini?
euthyrox'um bitmek üzere iken,
yeni avon rimelim sukût-ı hayallere terk etmiş iken,
bu yazıya yazacak etiket düşünüp bulamaz iken,
neyleyim o lamb şarkılarını ki dinleyip hissedemediğim?
chill-out'lardan numb hale gelmiş iken,
depeche mode konser biletleri, sahiplerine kelek iken,
itü'lü erkekler fena fena bindirmiş iken,
neyleyim gidemeyeceğim o chill-out festi kemer'deki?
dudağımın halkası batticon'suz durmaz iken,
aradığım mavi saç boyasını bulamaz iken,
polonya basket milli takım forması nazarımı okşarken,
neyleyim çalışamadığım ata 102 kodlu türk devrim tarihini?
papağanım akşam 10 dedim mi uykuya dalar iken,
laptop'ımın batarya girişi sorunluya meyleder iken,
sürekli düzelttiğim çarşafım yine bozulmuş iken,
neyleyim dahi içimde bulamadığım o tanrıyı?
lafta "aşk aşk" diyen dillere kem göz eder nur kulun,
gel gör ki olmuştur deryâ-nuş aşkından mecnun'unun,
o derviş ki sunmuştur kalbine ömr-i me'yûs,
o derviş ki etmiştir onu dest-hûş!
15 Mayıs 2009 Cuma
Hurma çekirdeği mucizesi
Arkadaşlar size harika bir tedavi yöntemi hakkında bilgi vermek istiyorum. hiç bir yan etkisi yok ve çok ucuz....
bundan 2 sene önce midemde yanmalar başladı. doktora gittim, ülser varmış bende. aylarca her yemek sonrası acılar içinde kıvrandım. midemdeki yanma dayanılmaz boyutlara ulaştı zaten doktorların verdiği ilaçlarda etki etmez olmuştu artık. çaresiz bir şekilde ameliyat için 2 ay sonrasına gün aldım ve her günümü, acılarımın dinmesi için dua ederek geçirdim.
taaa ki bi arkadaşım bana hurma çekirdeğinden bahsedene kadar. o da benim gibi çok çekmiş ülserden ve hurma çekirdeği sayesinde artık herhangi bir mide yanması yaşamıyormuş.
ilk başta inanmadım, çok saçma buldum, olur mu öyle şey ya olmaz öyle şey dedim ama gözümün önünde hurma çekirdeklerini bir bir götüne sokmaya başlayınca inandım. çektiğim acılar aklıma geldikçe denemekle ne kaybederim ki diyerek arkadaşımın getirdiği hurmaları yedikten sonra 2 tanesinin çekirdeğini götüme soktum
o gün midem hiç yanmadı. akşam yemeğinden sonra 2 tane daha soktum ve sonra tekrar, tekrar, tekrar....
o gün bugündür mide yanmalarım sona erdi. 3 aylık bir sürenin soununda cildimdeki matlığın yerini bir parlaklık ve bütün dertlerimin yerini huzur aldı. çevremde mide rahatsızlığı olan bütün arkadaşlarıma hurma çekirdeği öneriyorum ve hepsi bana duacı oluyor. migrene, bel fıtığına ve romatizmaya da iyi geldiğini bizzat gördüm.
bu arada ameliyatımı iptal ettim ve hiçbir yan etkisi olmayan bu ilacı kullanmaya devam ediyorum....
bundan 2 sene önce midemde yanmalar başladı. doktora gittim, ülser varmış bende. aylarca her yemek sonrası acılar içinde kıvrandım. midemdeki yanma dayanılmaz boyutlara ulaştı zaten doktorların verdiği ilaçlarda etki etmez olmuştu artık. çaresiz bir şekilde ameliyat için 2 ay sonrasına gün aldım ve her günümü, acılarımın dinmesi için dua ederek geçirdim.
taaa ki bi arkadaşım bana hurma çekirdeğinden bahsedene kadar. o da benim gibi çok çekmiş ülserden ve hurma çekirdeği sayesinde artık herhangi bir mide yanması yaşamıyormuş.
ilk başta inanmadım, çok saçma buldum, olur mu öyle şey ya olmaz öyle şey dedim ama gözümün önünde hurma çekirdeklerini bir bir götüne sokmaya başlayınca inandım. çektiğim acılar aklıma geldikçe denemekle ne kaybederim ki diyerek arkadaşımın getirdiği hurmaları yedikten sonra 2 tanesinin çekirdeğini götüme soktum
o gün midem hiç yanmadı. akşam yemeğinden sonra 2 tane daha soktum ve sonra tekrar, tekrar, tekrar....
o gün bugündür mide yanmalarım sona erdi. 3 aylık bir sürenin soununda cildimdeki matlığın yerini bir parlaklık ve bütün dertlerimin yerini huzur aldı. çevremde mide rahatsızlığı olan bütün arkadaşlarıma hurma çekirdeği öneriyorum ve hepsi bana duacı oluyor. migrene, bel fıtığına ve romatizmaya da iyi geldiğini bizzat gördüm.
bu arada ameliyatımı iptal ettim ve hiçbir yan etkisi olmayan bu ilacı kullanmaya devam ediyorum....
Çoraplar:
biz şimdi neyiz?,
pişman mısın?,
tıbbi içerikli yazı,
üç noktalar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)