hello parti piipıl!!
there and back again etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
there and back again etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Ocak 2010 Pazar
1 Aralık 2009 Salı
Bu sefer güldürmedi
ben uçağı kaçırdıktan sonra arayıp taşak geçen arkadaşlara teşekkürü bir borç bilirim...
bu sefer vaktinde binebildim ve bunun şerefine pms tayfasını islami tenör örgütü kurmaya davet ediyorum. islam ve tenör kelimelerini yan yana görmeye tahamül edemeyenler siktirsin gitsin
bu sefer vaktinde binebildim ve bunun şerefine pms tayfasını islami tenör örgütü kurmaya davet ediyorum. islam ve tenör kelimelerini yan yana görmeye tahamül edemeyenler siktirsin gitsin
5 Haziran 2009 Cuma
nuri
kuşum "arkanı dön" dediğimde bunu yapabiliyo, ehhe xD
bence laptop şarjlarının ısınmasını yasaklayan kanun çıkarılsın.
ya da pil şarj edici aletlerin bütün gece ısınması.
ya da laptopların altının ısınması da öyle.
siz kışın kombiye ekstra olarak, lokal biçimde de laptop'ın altındaki sıcaklıkla ısınan gördünüz mü? kışın iyiydi de yazın bayıyo be arkadaşım!
henkmudi kim bu arada? hoşgelmiş.
kız mı erkek mi bilmiyorum ama üzerime kuma gelmiş hissi doğdu içime. bilesiniz.
bkz: puma getirmek/panter içinde uyanmak.
bkz2: <3 arakhna
bence laptop şarjlarının ısınmasını yasaklayan kanun çıkarılsın.
ya da pil şarj edici aletlerin bütün gece ısınması.
ya da laptopların altının ısınması da öyle.
siz kışın kombiye ekstra olarak, lokal biçimde de laptop'ın altındaki sıcaklıkla ısınan gördünüz mü? kışın iyiydi de yazın bayıyo be arkadaşım!
henkmudi kim bu arada? hoşgelmiş.
kız mı erkek mi bilmiyorum ama üzerime kuma gelmiş hissi doğdu içime. bilesiniz.
bkz: puma getirmek/panter içinde uyanmak.
bkz2: <3 arakhna
sahilde uzun yürüyüşsel
az önce bekrenlerden dönerken yürüyodum normal bi şekilde. sonra dedim ki kendi kendime "hassiktir! noluyo?!" birden bire yürümek çok yabancı geldi bana. evet. oldu bu...
sanki böyle ilk defa yürüyomuşum gibi hissettim. işin temellerini yeniden kavradım mesela. dengeyi kur, dizleri bük falan gibi. sonra da başardım diye sevindim hatta. zormuş ama iyi yaptım dedim.
kesin insan ilk yürüdüğünde de böyle oluyodur. kalkıp yürüyünce böyle bi sevinmeler falan. yok mu aranızda ilk yürüdüğü anı hatırlayan? (ümit?)
bişi daha yazıcaktım aslında ama unuttum...
sanki böyle ilk defa yürüyomuşum gibi hissettim. işin temellerini yeniden kavradım mesela. dengeyi kur, dizleri bük falan gibi. sonra da başardım diye sevindim hatta. zormuş ama iyi yaptım dedim.
kesin insan ilk yürüdüğünde de böyle oluyodur. kalkıp yürüyünce böyle bi sevinmeler falan. yok mu aranızda ilk yürüdüğü anı hatırlayan? (ümit?)
bişi daha yazıcaktım aslında ama unuttum...
Çoraplar:
bebek,
falan,
gelmesi,
öpülesi ayak bilekleri,
serkan abi,
there and back again
1 Haziran 2009 Pazartesi
Nur ile Yeşil

Hayatımda Yeşil'in hep bir önemi olmuştur.
Yeşil'i büyük harfle yazıyorum diye özel isim sanmayın onu,
yahut Almancadan kalma bir alışkanlığım olduğunu...
Yeşil, özelin ta kendi,
hayatımın anlamlı bir virgülü,
bir üç noktası,
bütün bir günü...
Babamın gözleri yeşildir mesela,
tek aşkımın.
Geçen sene peşinden koştuğum çocuğunkiler de öyleydi,
sanki şimdi öyle değillermiş gibi.
Öyleler, hâlâ yeşiller,
ama bana değiller.
Hayatımda kullandığım tek saç tacımın,
bildiğimiz taç,
rengi de yeşildir misal,
evet genelde kızların aynı tokadan 1023219381923213 renkte versiyonuna sahip olma içgüdüsü,
ben de başarısız olmuş.
Tek bi tane var bende.
Tek bi Yeşil.
Sonra bi gün bi çocuk,
aylar sonraki buluşmamızda,
bir yeşil elma verdi bana,
sarılı gümüşi folyoya.
Sanki gümüşi olmayan folyo varmış gibi,
yok, hâlâ yeşildir folyolar, alüminyumdan kalma,
ama,
bu elma göremez gümüşi günü bir daha.
Ferhat gibi delerken bütün bir haftayı,
doldurdu 7 günümü Ramada Otel'in resepsiyonu.
Tam bir adım attım, gördüm o cam fanusu.
"Görgüsüzler!" dedim içimden,
"Zalimler!" diye kıvranırken,
koymuşlardı resepsiyon bankosunun üzerine o fanusu,
o ki,
içi kocaman kocaman yeşil elmalarla doluydu...
Sonra başka bi çocukla tanışıp bi gün,
takaslara girmişim boyumdan büyük.
Müzikten, sarı asitli bardaklardan sunmuşlar bana,
açmışım cebimi, sunmak üzere bir Yeşil Elma.
Şimdi gidenin arkasından ağlarım,
"hatırlamıyorum" diye - haklı olarak ya da değil,
inler, zırlarım.
tek dostum olacak gibi duruyor pişmanlığım.
sırıtıyorken Peyote'nin spotları.
O Yeşil Elma'nın anısı çok büyüktü bende ey ahali,
veda busesi gibi,
kondurduğum cebime,
anı defterime,
o değil de,
anı defteri de ne?
ne arar ki benim cebimde?!
Ve geçenlerde doldurdu miladını anı'm,
onu bana ilk veren çocuk,
bir sene olmuştu gideli, boştu satırlarım.
miladını başka bir yerde daha doldurdu Yeşil'im,
bir cumartesi sabahı, kim bilir neresinde hangi dişinin,
kaytan bıyıklarında Arakhna'nın...
Şimdi tek avuntum, yeşil yastığım,
rüyalarımdan korkarken sarılıp uyuduğum,
tütün kokulu, yeşil'in tazeliğini bastıran,
bak,
az önceki de yeşildi,
yediğim antepfıstıklı dondurmam.
Veda etmeden önce ahalim sana,
davet etmek istiyorum,
artık haber alamadığım o biricik Anı'mı satırlara.
Huzurlarınızda aziz ilan etmek isterim,
buyrun,
St. Yeşil Elma,
karşınızda...
30 Mayıs 2009 Cumartesi
stop bein' a drama queen
günler günleri kovalar iken,
mecnun leyla'ya sürgün iken,
çok sevdiğim cat çantamın sapı kopmaya yüz tutmuş iken,
neyleyim o üzüm çekirdeğini, üzümünü yemedikten sonra?
do, re ile mi'ye küsmüş iken,
msn'im ileti geldiğinde turuncu işareti yakmıyor iken,
uzun zaman blog'a yazamaz olmuş iken,
neyleyim 9'da kalkarım deyip harbiden 9'da terk ettiğim taksim gecelerini?
dockers saatimin camı feci çatlak iken,
nakavtlık finallerim yaklaşır iken,
yeşil elmam yaban ceplere yâr olmuş iken,
neyleyim bir yanımda gineli, bir yanımda senegalli, istiklâl gezmelerini?
euthyrox'um bitmek üzere iken,
yeni avon rimelim sukût-ı hayallere terk etmiş iken,
bu yazıya yazacak etiket düşünüp bulamaz iken,
neyleyim o lamb şarkılarını ki dinleyip hissedemediğim?
chill-out'lardan numb hale gelmiş iken,
depeche mode konser biletleri, sahiplerine kelek iken,
itü'lü erkekler fena fena bindirmiş iken,
neyleyim gidemeyeceğim o chill-out festi kemer'deki?
dudağımın halkası batticon'suz durmaz iken,
aradığım mavi saç boyasını bulamaz iken,
polonya basket milli takım forması nazarımı okşarken,
neyleyim çalışamadığım ata 102 kodlu türk devrim tarihini?
papağanım akşam 10 dedim mi uykuya dalar iken,
laptop'ımın batarya girişi sorunluya meyleder iken,
sürekli düzelttiğim çarşafım yine bozulmuş iken,
neyleyim dahi içimde bulamadığım o tanrıyı?
lafta "aşk aşk" diyen dillere kem göz eder nur kulun,
gel gör ki olmuştur deryâ-nuş aşkından mecnun'unun,
o derviş ki sunmuştur kalbine ömr-i me'yûs,
o derviş ki etmiştir onu dest-hûş!
mecnun leyla'ya sürgün iken,
çok sevdiğim cat çantamın sapı kopmaya yüz tutmuş iken,
neyleyim o üzüm çekirdeğini, üzümünü yemedikten sonra?
do, re ile mi'ye küsmüş iken,
msn'im ileti geldiğinde turuncu işareti yakmıyor iken,
uzun zaman blog'a yazamaz olmuş iken,
neyleyim 9'da kalkarım deyip harbiden 9'da terk ettiğim taksim gecelerini?
dockers saatimin camı feci çatlak iken,
nakavtlık finallerim yaklaşır iken,
yeşil elmam yaban ceplere yâr olmuş iken,
neyleyim bir yanımda gineli, bir yanımda senegalli, istiklâl gezmelerini?
euthyrox'um bitmek üzere iken,
yeni avon rimelim sukût-ı hayallere terk etmiş iken,
bu yazıya yazacak etiket düşünüp bulamaz iken,
neyleyim o lamb şarkılarını ki dinleyip hissedemediğim?
chill-out'lardan numb hale gelmiş iken,
depeche mode konser biletleri, sahiplerine kelek iken,
itü'lü erkekler fena fena bindirmiş iken,
neyleyim gidemeyeceğim o chill-out festi kemer'deki?
dudağımın halkası batticon'suz durmaz iken,
aradığım mavi saç boyasını bulamaz iken,
polonya basket milli takım forması nazarımı okşarken,
neyleyim çalışamadığım ata 102 kodlu türk devrim tarihini?
papağanım akşam 10 dedim mi uykuya dalar iken,
laptop'ımın batarya girişi sorunluya meyleder iken,
sürekli düzelttiğim çarşafım yine bozulmuş iken,
neyleyim dahi içimde bulamadığım o tanrıyı?
lafta "aşk aşk" diyen dillere kem göz eder nur kulun,
gel gör ki olmuştur deryâ-nuş aşkından mecnun'unun,
o derviş ki sunmuştur kalbine ömr-i me'yûs,
o derviş ki etmiştir onu dest-hûş!
18 Mayıs 2009 Pazartesi
Uyku dinlenmek ve diğer güzel şeyler
Haftasonlarını öyle dolu geçiriyorum ki bi kaç seferdir, 5 gün dinlemek için yetmiyor vel hasıl kelam abartmayın. dağıtmayın demıyorum sadece abartmayın
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)