31 Ekim 2009 Cumartesi

30 Ekim 2009 Cuma

mınoğlu esteban


Efendi bir adama benziyor niye böyle birşey diyorlar bilemedim.

gebeş #1


Bu kadar poliyester insanın Kiila isminde bir grup kurup experimental / folk yapabilmesini hala kafam aldırmıyor.

Bütün marjinal kızların arkadaşı olan orospu çocuğu

Ulan ben onun anasınısikeyim yahu. Adam yine çıktı karşıma. Bakıyorum böyle feysbuktan bi' arkadaşa (bi arkadaş bakıp geldim) adam belirdi böyle. Şekil bir fotosu yine böyle gariplikler enterasanlıklar...

Alla Alla. oLum Bekir şu çocuğu dövelim. Valla ağzını burnunu kıralım. Piç herif. Yahu tek dileğim var. Seni, vapur limana yaklaştığında fakat henüz tam yanaşmamış haldeyken limana atlayan adam halini görüp fotoğraflamak istiyorum. Bu kadar normal bir insansın aslında ÇOK BÜYÜTMÜŞLER seni. jasşkldjaşslkjd piç!

hit the road jack

diyorlar ya ne güzel diyorlar

Akrostişin hastasıyım


bir meclis toplatısında kaliforniya valisi Schwarzenegger’e ‘yalancı’ diye bağırıp konuşmasını yuhalayan Ammiano’nun gönderdiği önergeye Schwarzenegger'ın vetosunu gayet şairane buldum.
olayın basına yansımasının ardından vali yardımcı olayı tesadüf olarak nitelendirdi.

Osmaniye olcaktı bu başlık aslında

pek gebeş gerine gerine kendi yatağında uyuyup yiyip içen yazarlar;

sevgili kardeşiniz dün plakaya düştü. tuqu iyi bilir bu işleri.
şimdi ben derim ki kendi memleketinize geldiğinizde 3-5 kelam şehrinizle ilgili bişi yazsanız, hani maraşta kızların memeleri şöyledir mekanlar bok gibidir dondurma gayyymak gibidir falan gibi.böylece bende aha bitiyo hesaaaabı morallenirim...
dün (81)düzceydi bugün (80)osmaniye arkadaşlar. yani pazartesi kimsenin zoruna gitmesin saminin memleketi olan (77)yalovadayım.karşim üşenmez bişiler yazar umarım. bekir hem maraşta hem urfada bişiler yaz lem!!! umut sen yazmasanda olur (dil çıkaran şeysi).

p.s. : bu yazıyı planladığım zaman ilk şehir hakkında araştırma yapıp meme ölçüsü sütyen istatistiği vericektim ama hamburgeri fazla kaçırmışım üşendim euhfkasdhfkjashdf.
p.s.2:he bide moskova kaçtı yaaa hatırlatında bişiler yazim bende.

ne güzel kadındın sen

PFDK'ya sevk edilmek

kim sevk ediyo lan?

sevk nasıl bir kelimedir ayrıca. arapçada kelime kökü diye bir olay vardı galiba. buna göre sevk edilmek zevk edinmekten mi geçer ?

29 Ekim 2009 Perşembe

twitter şeysi

olum taksimde eğleniyorum şu an he çok eğlenion ne s.kime bloga girdin dersen bu yazı twitter şeysi gibi olsun istedim olsada şeyime olmasada

çekindiğim adamlar

* Dağa çıkma sporuyla haşır neşir olan adamlar
* Badminton ve Hentbol gibi sporlara ilgi duyan adamlar
* Zenci adamlar
* Emre ve Mustafalar
* Araplar. SONUÇTA ONLAR ZENCİ DEĞİL. HEPSİ DOĞDUĞUNDA BEYAZDI ;)
* Halı saha maçına trabzonspor formasıyla gelen adamlar
* Dream Theater dinlememiş kadar gebeş adamlar
* Dream Theater dinlemiş olmasına rağmen gebeş kalan adamlar
* "Yüksek sadakat bence ülkenin gelmiş geçmiş en iyi metal grubudur." diyen adamlar

28 Ekim 2009 Çarşamba

veren kızlar a.ş.

Yakın zamanda kurmayı düşündüğüm saykodelik pop tarzı müzik yapacağımız grubun adı.

Saykodelik pop derken warpoint dinleyin!

Gebeşliğe giden yolda Freud un önemi

yoktur öyle birşey. otu boku bu adama bağlamayın lan. abaza herifler.
doggy style
bildiğimiz gibi bi şi değilmiş
hem de hiç

Diyalog

Tireks- Bu ne aq?
Arakhna- sandviç. Böyle bi şey yemiş miydin hiç?
Tireks- yeniyo mu lan bu?
Arahna- hem de nasıl hacı. Gelecek bu. Sandviç mühendisliğinin son noktası. İnsanlığın, john montagu'nun yaptığı sandviçten sonra ne kadar geliştiğinin bir göstergesi gibi adeta. Torunlarının beslenme çantasında bu olacak dostum.
Tireks- harika görünüyor ama bunu yemeye nasıl kıyabilirsin, unicorndan kavurma yapmak gibi bir şey bu...
Arakhna- tadına bakmak ister misin?
Tireks- olm ben bunu yemeye kıyamam. (derin bi nefes alıp) tinkerbell'in memeleri varsa eğer böyle kokuyordur eminim
Arakhna- o diil de pitır pen mi, peter pan mı lan?
Tireks- pitır bence.. adam uçuyo muçuyo ama bence bildiğin gebeş lan
Arakhna- yok sana sandviç...
Tireks- yok bana sandviç...

böcük


hepimizin yuttuğu bişi bu!
yutmam ben demeyin olm yedik bunu hepimiz. hiç değilse çocukken girmiştir bi defa ağzınıza. mesela ben geçen gün sigarayla acele acele yürürken girdi bitane böcük ağzıma. o anda yutsam mı lan acaba diye düşündüm. hani protein kaynağı falan hesabı. sonra dedim ki ya islami usullere göre yutmadıysam.
var mı acaba böyle bişi. islami usullere göre yutulmayan böcek haram mıdır?
yolu yordamı nedir bunun? önce götümü yutulur bunun? yada kanatları koparılıp mı yenir mesela sinek?
bunları merak ettim ben.
o arada sigaram bitmiş.
attım!

edit: yutmadım lan böcüü tükürdüm. ama yalamış oldum tabi. yiyiştik bi nevi

27 Ekim 2009 Salı

26 Ekim 2009 Pazartesi

lan

olm ben her girişimde 3 defa okuyorum sağ tarafı aramıza yeni biri katıldımı diye. ama bi türlü emin olamıyorum gibi...

bekir in yeni ev arkadaşı

emre

yorum

ankette brüksel lahanasına oy verenlerin hepsi geri zekalı.

merak

herkes yaşıyor dimi lan?
dün kimse ölmedi dimi lan?!?!

dip boyası: lan evin altında dün nooldu? biri yanlış arabaya mı bindi ? bi bomba oldu galip ama o kısmı kaçırdım. ahuehalkeuhahlkeuhuaeu

15

insanın "eh idare ediyorum bi şekilde lan" durumundan "sikerler" e gelmesi için 15 dakika yeter hatta artarmış meğersem.

Eksik kalmasın

tattoo yaratıcılığı şuradan.

barbie yaratıcılığı bu taraftan.

ancak bu bölge sadece kadınlar için.

25 Ekim 2009 Pazar


vay efendim çok zekiyim vay efendim çok akıllıyım diye övünüp durmayın mal gibi en güzeli deli olmak dert yok tasa yok..
hayat loopta
hayat fresh

ARKADAŞLAR BU ACİL !!!

Aşağıdaki linklerde fotoğrafını göreceğiniz kedicik kışa gireceğimiz şu günlerde sokağa atılmak üzere.
Bu kedinin hikayesi şu
: Atakent'te bir sitenin arka bahçesinde kendilerine yer yapmış olan bir anne kedi ve 5 yavrusu, site sakinleri tarafından istenmedikleri için zehirlenirler. Hepsi ölür, bu son kedicik dışında. Bu hayvancağızı kurtaran bayan onu 3 aylıkken yuvalandırmış ancak aile, aradan 3 ay geçtikten sonra bu bayanı tekrar arayarak "biz bakamıyoruz, almazsanız sokağa atıcaz" diye resmen tehdit etmiş, kediyi geri verecekmiş.
Şimdi bu 6 aylık kedicik yuva arıyor.
Siz almayacak olsanız dahi çevrenizde meraklı birileri illa ki vardır, lütfen bir zehirlenme vakası daha yaşanmadan yuva bulsun =(

http://www.petarkadas.com/forumlar/%C3%BCcretsiz_kedi_verenler__arayanlar/%C3%B6ks%C3%BCz-kalan-6-ayl%C4%B1k-pisicik-yuva-ar%C4%B1yoristanbul-istanbul - pet arkadaş

24 Ekim 2009 Cumartesi

ya bütün vitamini kabuğundaysa?

mandalina atraksiyonlu bi meyve.
çotanak diye de yenebilir ama işin tekniğini bilenler, tecrübelerine dayanarak harika teknikler uygulayabilir.
mandalinaların dışında ki şeffaf zarımsı, kabuğumsu -ki ben ona pezevenk demek istiyorum- şeyi çıkarmak süretiyle ya da pezevengin kenarını ısırıp içini emmerek (bu ne biçim bir filldir ki cümle içinde kullanırken beni rahatsız ediyor) mandalinadan alınan haz arttırılabilir hatta içini boşalttıktan sonra pevezenk böyle posa gibi dururken şişirip patlatanlar da gördüm fakat başlangıç seviyesinde denemenizi tasiye etmem...

altı üstü bir mandalina yiycez bu kadar zahmete ne gerek var diyenler unutmasın ki zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır.

Khalkedon yolcusu olamayanlar

yarın oynanacak febe-galatasaray maçı için mecidiyeköy biraverde rezervasyon yaptırıcam
gelmek isteyenler bana ulaşsın

öptüm kib bye

geleneksel mögp yürüşünde buluşalım

1999 yılında İngiltere’de Hyde Park’ta yürüyüş yapan iki genç kadın yağmur fırtınasıyla karşılaştılar. Sağanaktan saklanmak için dev bir ağacın altına saklanan çift bunun sonlarını getireceğini bilemezdi...
Aniden çakan şimşek, sütyenlerindeki balenlerin iletkenliğiyle elektrik akımını direk olarak iki kadının üzerine çekti ve olay yerinde can verdiler.

bu sene 10.su düzenlenecek yürüşte siz de bizimle "kahrolsun sütyenler, memelere özgürlük" demek için 25.10.2009 pazar günü bağcılar meydanda olun.

unutma sen yoksan bir kişi eksiğiz.

şey istiyorum

mal gibi sadece bira ve sigara içip muhabbet etmek. o kadar.

arkada da kings of convenience, sparklehorse, kent, feist ve ladytron dan başka birşey çalmayacak.

Değişim

2 hafta önce yine klasik bir taksim akşamındaydık. Klasik size ne ifade ediyor bilmiyorum ama bizim için klasik demek "bi' bira içer döneriz" le başlayıp, bir kaç kız arkadaşı da Taksim'e çağırıp "bi" biradan fazla içip eve dönmekten öte geçmeyen sosyalleşme ritüelinden başka birşey değildi.

Ben, Bekir, Sami, Nur ve şu an ismini hatırlamadığım o kızıl saçlı kız ile masada oturup muhabbetten muhabbete atlıyorduk. Bir Nur kızımızın "bazı" tercihlerini o kızıl saçlı kız ile gerçekleştirip gerçekleştirmemesine dem vurup bir anda konu Sami kardeşimin barlardan kaldırdığı kızlara geçerken ben hemen olaya felsefi yaklaşıp tekrar Nur'un "bazı" tercihlerini gözlerimizin önünde ifşa etmesini sağlamak için küçük ama bir o kadar da sempatik oyunlarla Nur'u odak noktası yapıyordum.

Bazen hareretli şekilde konuşmalar sırasında grup ne kadar kalabalık olursa olsun, bir süre sonra herkes bir susar. İşte o "reload" anlarından birini yaşıyorduk. Bazıları müziği mırıldanıyor bazıları karı-kız kesiyordu. Masadaki tek sesi gelen garsona "2 tane 30 luk olsun lütfen" siparişiyle Sami çıkarmıştı.

Böyle anlar aslında tam grubu etki altına alabileceğiniz. Tekrar o ortamda popüler olabileceğiniz nadir anlardan biridir hele ki popülerlik olayında geri kalmışsanız. Bu zamanlarda ortaya bir konuyu atmadan önce konuyu nereye götüreceğinizi iyi belirlemeniz lazımdır. Çünkü "reload" anlarında ortaya attığınız bir konu; içeriğinden çok muhabbeti nasıl yönettiğiniz ile şekillenecek ve sizi ya "ahahaa süper"e getirecek ya da "salak herif" de bırakacaktır.


Sami'nin "bi" olmayan 2 tane olan 30 luk birası gelmişti masaya. Bekir "bloğa birşey yapmak lazım yahu" dedi. Herkes direkt Bekir'e döndü. Birasından bir yudum aldı. "Abi iyi güzel ama değişim şart. Biraz daha atraksiyon eklemek lazım." demesiyle sigarasından bir fırt aldı ve şöyle söyledi "hiç bir blogda olmayanı yapmak lazım..."

İmla kurallarına aykırı olsa da 3 noktalı bir bitişti bu. Hadi muhabbete girin siz de diyerek pası ortaya attı. Şu an için o masanın moderatörü konumundaydı. Herkes düşünmeye başladı. O kızıl saçlı kız "ne biloğu yaa :)" dedi. Ben "sen sus ve devam et" şeklinde bir sansürlü espri yaptım. O kız harici herkes güldü ama bu bile Bekir'in oluşturmuş olduğu aurayı bozamamıştı.

Sami ve Nur'dan bir takım teklifler geldi. Fakat ikna edemeyeceklerini onlarda biliyordu. Belliydi Bekir'in aklında süper bir fikir var ve bundan ötesi yalandı. Sonra Bekir heyecanlı bir şekilde birasından bir yudum daha alıp şöyle söyledi;

"Bloga masada dans eden kızlar alalım."

Evet şu yapmış olduğu gerçekten "risk budur"un ta kendisiydi. Bu düşüncesinin altında sağlam bir temel olmalıydı. Hepimiz bunu bildiğimiz için alay etmeyip onu ciddiye aldık ve "nasıl ya" bakışlarıyla devamını gelmesini bekledik.

.
.
.

"Salak herif" imajını yedikten 15 dk sonra Bekir tek başına eve gidiyordu kızmış bir şekilde. Nerede hata yaptığını sorguluyordu kendince. Sonuçta herşey çok iyi gidiyordu. Acaba o son söylediği kelimenin devamını getiremeyeceğinin farkına varmamak onun mu hatasıydı yoksa arkadaşları mı ondan çok şey bekliyordu?

napıyonuz lan?

napıyonuz?

23 Ekim 2009 Cuma

22 Ekim 2009 Perşembe

dün gece soğanlıda çıkan yangın

sanırım onu bulduk

kaya

fırtınaydım, duruldum,
yoruldum, çok yoruldum;

siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz?!
siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz?!

taş duvarlar yıkıp geldim,
demirleri söküp geldim,
hayatımı yıkıp geldim heeeyyyy...

siz benim neden kaçtığımı nereden bileceksiniz?...


diye boşuna dememiş adam kaç yıl evvel.

21 Ekim 2009 Çarşamba

manipülasyon*



küçükken masum masum yediğimiz** lolipop, vucudumuzda dolaşan kanın beyinden başka yerlere gittiğini keşfettiğimiz yıllarda masumiyetini kaybetti***...



* ingilizce kelimenin -tion'lu kısmını atıp -syon getirerek türkçeleştirme ekolünün hastasıyım. misal: kalifikasyon, prodüksiyon, internasyonal, konneksiyon(yersen)

**adam gibi bi fiili bile yok, ya yalıycaksın ya da emeceksin :/

**ankette desteklediğim seçeneğin öne geçmesi için reklam yapıyor da olabilirim. herkes benim gibi düşünüyorsa kendimi "normal" hissedicem. zaten bu kadar duygu sömürüsünden sonra da oyların nereye gideceği belli... çokpisbirsmileyvarburda

20 Ekim 2009 Salı

ronaldo

o diilde böyle yıllardır bi ronaldo gidiyo hacu eskiden ronaldo dedik mi brezilyalısı gelirdi akla şimdi cristianolusu onunda havası geçince sanki bi tane daha gelecek bu hep böyle devam edecek gibi gelmekte bana..
aşağıdaki resmi(necati&veysel) görünce adrianoyla ronaldo travesti aleminde yakalanmıştı o geldi aklıma,portekizlisi paris hiltona falan çaktı ama bi de mc in kapitalist ronaldosu var en şanslısı o bence: para var , huzur var.
bkz :temsili resim no1

temsili resim no1


futbol sahalarında görmek istemediğimiz hareketler


"Bunun normal olduğunu vurgulayan Ateş, "Maçtan sonra kusura bakmayın, ayıp bir şey olacak ama gol attıktan sonra gidip adamın kucağına atlıyor, kucağına mı almış oluyor? İnsan nereye düşünürse, nereye götürürse lafı oraya gider. Ne görmek isterse göz onu görür. Görüntülerle de oynamış diye düşünüyorum. Orda öyle bir şey yok yani. Temas olsa ben hissederim. Öye bir şey olsa ben iterim. İnsan bunu anlamaz mı? Zaten Veysel de dava açacakmış bugün. Avukatı da yazı yazmış. İnsanı lekelemek adına yapılmış. Nouma geldi tombala çekti, kimse yazmadı" dedi.."

* foto ve açıklama hürriyet.com'dan çalıntıdır.

3. köprünün tipsizliği



Hadi köprü yapılıyo eywallah da, bre gerzekler diğer köprülere ve boğaza uygun güzel bi köprü yapsanıza bu ne be?!

tek bir cümlem var diyecek:

"Geçme Namık Kemal köprüsünden ürkütürsün vakvakları a***** a**** çam diktik git topla kozalakları!"

Ebru Güzel'le televizyona çıkmak..


Sevgili mankenimiz biriciğimiz ebrucuumuz benim mezun olmak üzere olduğum bölümde doktorasını yapmakta hatta bitirmekte.. ayrıca unv.de güzelsanatlarda öğretim görevlisi ünvanını taşımakta. tahmininiz gibi universite yeditepe universitesi :) bölüm antrolopoji. o ne demeyin kırmiim bi tarafınızı açın araştırın! (kaşlarıçatıksmili)

nese efendim olay şu ki bizim her hafta salı günleri 4te kolokyum dedimiz seminer tarzı konuşmalarımız oluyor, bugun kolokyumda showmax adlı kanal ebru güzele çekim yapacakmış nedir ne değildir bilmiyoruz ama çok heyecanlıyız. giyindim kuşandım makyajımı yaptım şayet biri mikrofon uzatır da ebrucuumu sorarsa ne derim diye kara kara düşünüyorum. aha fırsat geçti diye şarkı mı söylesem, hepimizin ve tüm pms tayfası adına tayyibi mi sövsem, yahut blogumuzun adresini verip anama babama selam mı söylesem?
çok heycanlıyım pms.
o diil de ebru güzelin yüzü çirkin mirkin ama beden olarak hepinizin kriterlerine uyar benden demesi (yakından görülüp onaylandı) ;)

çook ağır şeyler diyesim var hükümete Allah'tan öyle bir insan değilim.Allah'tan öyle bir blog değiliz.yüzüne karşı söylerimde dedikodu kötü hacı.tayyip gelse ağır konuşurum ,bir bir anlatırım hatalarını , mahalle maçına çağırırım bi de ama kaleci yaparım ,kale dediğinde iki taştan oluşan kalelerden(eskiden kalelik taş vardı harbiden şimdi göremiyorum ,bence türk futbolunu gönülden seven ve gelişmesini isteeyen yaşlı bir amca mahhalle mahalle bucak bucak gezerek bırakıyordu o taşları ve bizi mutlu ediyordu aama sonra o cesur yürek hayata gözlerini yumdu kalelik taşlar öksüz kaldı artık) kaleniin ortasına koydun mu bunu abanacaksın şuta bu zaten top taşın üstünden mi geçti gol mu oldu teğet mi yaladı diye far tutulmuş kukumav kuşu misali kalsın...


elalarını elalarını allah versin belalarını

i just can't refuse it
like the way you do this


"ben senin yaptığın gibi karşı koyamıyorum"
"buna karşı koyamıyorum, bu şekilde yapman hoşuma gidiyor"

hangisi doğrudur?

gidelim buralardan dayanamıyorum

bu ülkede polisle mukavemet 6 aydan başlarken, hatta ceza almak için illa mukavemet yapma şartı yokken; askere kurşun sıkmak, yollara mayın döşemek ve bunları planlamanın bir cezaya neden teşkil etmediğini de gördük...

bu ülkede gencecik yürekleri öldürenlerin el üstünde tutulduğunu, diğer yandan sporu sevmenin birinci dereceden terör unsuru olduğunu da gördük...

bu ülkede ergenekon davası henüz nihai sonuca ermemişken, davanın yanından geçerken yanlışlıkla osuran kişilerin bile yargı sürecinde terörist ilan edilerek içeri tıkıldığını, diğer yandan dağdan inip sözde(!) teslim olanların 1 günden az bir sürede sorgulanıp serbest bırakıldığını da gördük...

bu ülkede askerlikten soğutmak suç sayılırken, askerleri öldürenlerin şov yaparak yurda girişini de gördük...

bu ülkede...

sikeyim! uyumak istiyorum.

bu postu okumayan beni silsin

bunu paylaşmayan beni silsin diyen arkadaşın silinince itiraz etme hakkı yoktur. zaten arkadaş çevren içinde hiç olmaması gerektiğinden bu ve bunun gibi septomlarla kendisini belli eden şahısa gerekli tedavi uygulanır
bazen akrabalar yapıyor bunu o zaman zor oluyor ama vasiyet gibi bi şi yapmazsan olmaz.

bu postu okumayanı sikim

hangisi daha etkili merak ettim

19 Ekim 2009 Pazartesi

eşofman altı(yazıyla)

birazdan hayatımda ilk defa eşofman altıyla uzun yola çıkacağım...
bakalım başıma ne gibi ilginç olaylar gelecek ?
gelirse bu olaylara eşofman altı giymiş bir erkek olarak nasıl tepki vereceğim ??
daha da önemlisi eşofman altı giymiş bi insanın verdiği tepki toplumda nasıl karşılanacak???

*ve eşofman altı nasıl karaktersiz bir şeydir ki kendisine isim bile bulamamış başka bir nesnenin altı olarak kalmayı kabullenmiş.
son olarak bence pantolon yerine eşofman altı giyen bi insan olaylara daha pozitif yaklaşır daha naziktir.
eşofman yerine eşortman olsaydı olaydı bence türkiyede daha çok tutulurdu.

faideli bilgiler

bit var diye çocuğun kafasına tarım ilacı sıkılırsa çocuk ölür.