9 Haziran 2009 Salı

mezarkabul

asşdhasşjdhasşdh
sikmesi.

sadece uyumak istiyorum

bugüne kadar kolbastı ile ilgili yazı yazmadım, tuttum kendimi sanırım ama dün canlı canlı izleme fırsatı bulduktan sonra bambaşka bir insan oldum, artık saatlerce kolbastı hakkında konuşmak istiyorum.
müjde insanının sahnede kolbastı oynayan arkadaşlarındaki özgüvendi sanırım beni etkileyen.
muzik sustuğu anda kan ter içinde etrafa attıkları o "dünyanın mına korum" bakışları çekti beni kolbastıya. hele şarkının solo kısmında elemanlarda solo dans ediyo falan, böyle sürekli bi aksiyon, bi kareografi, bi heyecan dayanamıycam hocu başlıyorum ben oynamaya

8 Haziran 2009 Pazartesi

otobüs maceraları

bindim bizim okulun önünden otobüse, kabataş'a gidicem, özel limuzinim alacak işte bekliyo orada beni. dedim "bugün de halkın arasına karışayım en azından kabataş'a kadar, limuzin şimdi gelmesin okulun önüne, zaten çırağan caddesi'nde trafik vardır sıkışmasın."
neyse bindim otobüse, ikinci sınıf arkadaşlarımız beşiktaş'ta biraz boşalttılar aracı. ben de istemeye istemeye adettendir diye boş bi koltuğa, bi ergenin, bıyıkları yeni terlemekte olan, basketbol antremanından falan çıktığı belli olan bi çocuğun yanına oturdum.

buraya kadar her şey tamam, her şey güzel gitmekte, avam tabakası ile ilgili önyargılarım erimekte, düşüncelerim olumluya dönmekte...

...derken, inönü stadı'nın oraya geldik, dolmabahçe sarayı'nın büyük kapısının oraya, hani dedemgilin zamanında inşa edilen ve bol bol kullanılan ama artık işlevsiz olan kapı. bu çocuk kalktı ayağa, koridor tarafında oturmakta olan beni rahatsız ederek indi koltuktan, gitti kapının önüne dikeldi.
benim gibi bir paşazadeyi hem koridor tarafında oturmak zorunda bıraktı, hem de sonra bi de erkenden, daha durağa gelmemişken inmek suretiyle, yerinden oynatıp, rahatsız etti!!!11

ve o an anladım aslında avamla ilgili düşüncelerimin ne kadar haklı olduğunu. hepsi cahil sürüsü idi.
dedim ki içimden,
"malsın olm, yolu mu bilmiyosun? daha 5 dakka var durağa gelmeye, ne diye zıpladın? gerzek."

Barış ve huzur arayanların dini öğretisi gudizm

Hayat, zevk ile doludur. ızdırap ve cefa, bir hayal, bir aldatıcı rüyadır. yaşam başlı başına bir eğlencedir. Bu zevklere kavuşmaya mani olan şey, bilgisizlik yüzünden kapıldığımız korkular ve ayrandır.
Istırabı yenmek için, gelecek korkusundan arınmanız ve ayran içmemeniz gerekir.

gudizimde vejeteryanlık:
vejeteryanlık gudizmde hoş karşılanmaz bununla ilgili bir kaç ayet vardır, bazılarını sizinle paylaşmak isterim:
"vejeteryanların yemediği her hayvan için siz 3 tane yiyin" (krishna 82)
"iyi bir gudiğin otla falan işi olmaz, biraz olabilir ama... (perhaps perhaps perhaps 54)

her soruya verilen cevabın yeni sorulara yol açtığı bir kısır döngünün içine düşmüş durumdayız. iyi bir gudiğin her soruya verecek cevabı olmalı ama önce bi lafa bakmalı laf mı diye, bi de adama bakmalı adam mı diye? sonra uygun bi cevap bulur benim gudiğim

unutmayın saf gerçekliğe erişmenin yolu hazcılıktan geçer.

ilk aşkım sinem

bundan sonra okunan ilk ezan bizim olsun bebegim

gündüz vakti serkan abiyle muhabbet üstüne ekip otosundan ismimin anons edilmesi

şakacı abimin beynimin pekmezini akıtırcasına yaptığı muziplik

(bkz:evet evet Başkomiser ulan benimm abim hepinizin g.tünü s.ktiricem)
bkz2:dayım mafya amcam gay valide de evde ot üstüne çalışmalar yapmakta çok çılgın bi aileyiz yes

ibne penguenler

hayvanlarda da ibnelik varmış olm. aha burda! soldaki tireks e benziyo...

cahil kalmayın!

alın dinleyin, adamı hasta etmeyin,
sonrasında sevişebilirsiniz.

al.

ayrıca şu an açlıktan geberiyorum ama hâlâ gidip yemek yemedim. özellikle videoyu gördükten sonra hindistan ve benzeri 3. dünya (aman tanrım, 10. sınıf insanlar falan yani) ülkelerinde yaşayan kardeşlerimizin neler hissettiklerini anlamak için ölüm orucuna geçiyorum. selametle.

istanbul'da olup bekir'le yaşamamak

çok acayip bişi lan!

yaşlanmak

lan tasolar çok değişmiş görmeyeli! artık böyle frizbi gibi. atsan uçar bile belki...

uçuyomuş!

çitoslardan falan çıkıyo alın bi bakın çok acayip

7 Haziran 2009 Pazar

feri soluk, niyeti kayıp

aşk,
nefrete ne yakınsın!


demişti biri bi zamanlar.

o değil de,
ne diyeceğimi unuttum.

***
boş kalmasın diye yazılan yazı:

belime 10-15 tane ya da en azından benim ağırlığımı kaldıracak miktarda uçan balon bağlamak ve bu dünyadan uzaklaşmak istiyorum.
***
insanın kolu, parmağı bacağı hadi gözü bile seyirir de, 2 gündür saç derisinin seyirmesi nedir be kardeşim? o parçayı söküp atmak, bedenimden yırtmak istiyorum resmen! yok mu bunun ilacı? (çok hayko cepkin oldu beah) hayır kafamda benden başka hareket eden bi canlı var gibi bişey.

karıncanın iyisinden anlarım

bugün çocukluğunda, karıncalara hiç işkence yapmamış biriyle tanıştım.
bi garip oldum lan. yani ben herkes yapmıştır, ben normalimdir falan diyodum ama varmış yapmayan.
büyüteçle yakmak eğlenceliydi ama gözlerimi çok rahatsız ederdi o yüzden ben genelde irice 2 tanesini alıp döğüştürmeyi daha çok severdim.
ilk o yıllarda başladım kumar oynamaya; kolasına karınca döğüştürürdük mahalleden çocuklarla.
en savaşçı ruhluyu bulurdum ve genelde kazanırdım. karınca seçerken dikkat etmeniz gereken karıncanın boyutları değil kazanma hırsıdır. en saykosunu bulduğunuzda müsabakalar zaten fazla uzun sürmüyo, rakip hemen kaçıyor...

Bu akşamın programı

21.00 - 22.00 gibi; Sercan gelmesi
22.00 - ?? a kadar; Anathema dinleyip, bira içip playstation oynamak

o kadar.

asldhaslkjdhals. salaklaşmayın olum. ne bekliyordunuz başka? siktirip gidebilirsiniz şimdi.

OKURLARI SEVİYORUM \m/

dikkatsiz olmak

sıçan insanlar görmenize neden olabilir

chain sling

nuriciğim kafesin kapağını gagasıyla kendi açmaya çalışmak suretiyle alnındaki 5-6 tüyden yoksun kaldı, mal.

geçen otobüse bindim, 6 tane türbanlı türbansız yaşları 45 ile 55-60 arası değişen 6 teyze, orta kapı arkasındaki 3 sıra 2'li koltuğu işgal etmiş, ellerinde poşetler, belli ki ya alışverişe çıkmışlar ya da günden dönüyorlar. o saatte günden dönüyorlardır gerçi, akşam üzeriydi.
işte beşiktaş'ta o şampiyon kokoreç'in oradayız, (ben hayatımda hiç koko yemedim bu arada, muhtemelen de hiç yemicem, "aa, ıı, cahil" diyeni öperim.) bindim, bu teyzeler dışarıdaki bi gençten konuşuyolar: "ayy şuna bak, o ne biçim pantolon, yani şalvar giy daha iyi, ne oluyor bu kadar açınca...( belli ki tipin sağlam bi düşük bellisi var)" ve diğeri de beni benden alan o klişe bombayı patlatıyor: "YANİ ŞU GENÇLER DE..."
zamane gençleri diye tamamlamak istiyorum.
dışarıdaki tiplere o kadar takılmışlar ki yanlarından ben geçerken beni fark etmediler, etselerdi muhtemelen dudağımın dedikodusunu yaparlardı.
ah şu teyzeler...
tek söylemek istediğim bişey var: bi cem yılmaz tonlamasıyla, SANA NEEEĞĞ? SANA NEEEĞ??

Efsane geri döndü!!!!

mansur ark yıllarca süren sessizliğini bozdu ve çıkış parçasına çektiği klip ile bizlere görsel bir şölen sundu.

alternatifiveuegh

eöm şey rcn diip duruyosunuz bi sikim yok biliyorsunuz ortam için gidiyoruz diyorsunuz bu şiirdi burda bitti. 

diorm ki artıları ve eksileriyle bi tartın olayı;

http://www.unirockfest.com/ diye bi olay da var biliyorsunuz. nine inch yarraam var diyorsanız rcn ye gidersiniz tabi ama ibneler, amon amarth kreator falan iidir ii diorm bilmiorm.

şimcik ancak bunda konaklama seçeneği yokmuş diye duydum ama 3 günlük bi organizasyonda nasıl olmuyor onu bilmiyorum. rcn ile aynı günlere denk geliyor birde. tüm gotik rak falan alemi burda olcak ufacık cocuklar(tabiiiki tercihimiz ama...) rcn de olcak.

neyse rcn bizim evin arka bahçesinde olcaa için çadırlarda size eşlik edemesemde arada uğrarım yavrularım ama \m/ önde gelir!!1bir

cum cum

başarısız bir cumartesi gecesi sonunda serkan abiyle açtım zihnimi ne diyeceğimi unuttum a.q.

etkinleşelim

arkadaşlar aranızda röyksopp sevmeyen var mı?
peki aranızda röyksopp sevmeyeniniz var mı?
sevenler sevmeyenlere sevdirsin diye Efes One Love organizatörleri bu sene bu adamları getirtmiş. 20-21 haziran'dan hangisinde çıkıyolar tam hatırlamıyorum - balık hafızalı olduğum için az önce kapattığım biletix sekmesindeki yazıları hatırlamıyorum evet, evet elif kardeşimizin dediği gibi alzaymırlıyım evet, evet. - öğrenci 28 lira ya, gelen olcaksa ben de giderim. bütünlemeye kalmam umarım tanrım seni seviyorum sana sığınıyorum daha ne yapayım?!!='=^!'))^!'=^!(%/!12453643

@arakhna:
madde 1. turkcell kuruçeşme'de duman var, onun da tarihine bakmadım, yani göz ucuyla baktım ama hatırlamıyorum, ona beleş giriş sağlayabiliyo musun? placebo'ya sağlayabiliyo musun taa ileri tarihte?
madde 2. linkin park biletleri tükenmiş =(((88
madde gaz. gaz olduğu için bi cimcik katı beynimden - ki artık finallerden sıvılaştı - buharlaşıp gitti.
son madde: burası pms komünüdür, liberaldir, libertinedir, bilgilidir, zekâdır, küptür, bireycidir, kapitalisttir. tüm bu 4 maddeyi eleştirenin annesinin ve bilumum akrabasının varlığını, damarlarındaki asil kanla birlikte david lynch'e armağan eder.

6 Haziran 2009 Cumartesi

bütün güzel kızların tiyatroya gitmesi

var böyle bişey! hakkaten bak.

şöyle anlatayım:

geçenlerde bir baktım güneşli güzel bir hava. dedim ki madem dışarı çıkayım hem hava almış olurum hemde 2 karı kız görrüm keyfim yerine gelir. hemen kaptım ceketimi şapkamı doldurdum pipomu attım kendimi sokağa.
fakat epey bir mesafe yürümüş olmama rağmen sokakta gördüğüm 3 bayandan 2 si başörtülü (kimi yörelerde sıkma baş olarak bilinir) diğeri de evladım olsa öpmeye yanaşmayacağım kimselerdi. bu işte bir gariplik vardı! yıllar yılı burada yaşarım kadıköy ün böyle olduğunu bir defa görmüş değilim! fakat beni bilen bilir vazgeçmek nedir bilmem. yılmadım devam ettim. sonunda ayaklarım beni haldun taner(haldun dormen?) in önüne getirdi. uzaktan kuru kalabalık gibi gördüğüm hepsi saptır diye dikkate almadığım topluluk %83 oranında kızlardan oluşuyordu!
hemde hepsi taş gibi, "oluruem" tabir edilen bayanlardı.

eh dedim it gibi sokaklarda sürteceğime bari gideyim oyunu izleyeyim(evet tiyatroda oyun izleniyo. nasıl sinemaya gittiğimizde sinema izledim diyemiyosak tiyatroda da tiyatro izledim demiyoruz. oyun diyoruz. hem entel bi hava katıyo hemde işten çakıyomuşuz gibi oluyo)

sonraki günlerde bunu aziz dostum bekir beye anlattığımda klasik tepkisi olan "haydiii!" den sonra "sen şimdi tiyatroya mı gittin?" diye sordu. "haydiii" biraz yersiz kaçsa da yüzüne vurmadım ve viskimden bir yudum alarak cevapladım:
"gittim tabi yarraam!..."

tavsiyesell

aramızda cumartesi gecesini lakers temalı koltuklarda pasta ve limonatayla düğünlerde geçiren insanlar olması sizede garip gelmekteyse elinizde ki bongu bir süreliğine yere bırakıp gerçek hayata dönmenizi tavsiye ediyorum

David lynch severler siktirsin gitsin

sağda solda david lynch iyi yönetmen falan diyen adamlar görüyorum, yapmayın böyle şeyler.
bu güne kadar kendimi tuttum bi şey yapmadım ama bu size son uyarım!!!
"mulholland drive harika film be hocu" diyenin bacağına sıçarım!!1
ne anladın lan filmden diye soruyosun mal mal bakıo.
"anlamadım ama..."
ama'dan sonra ağzının üstüne geçirme isteği o kadar bastırıyo ki adamı dinlemeyi bırakıyorum zaten...

bi de bu adamlar kendi aralarında toplandıklarında üstat şuna gönderme yapmış, şu sahnede şöyle gizli bi anlam var, falan diye saçmalıyolar. olm yok öyle bi şey ortada tek bi şey var o da david lynch delirmiş, sizde deli bi adamın arka arkaya koyduğu, birbiriyle alakası olmayan fotoğrafları izliyosunuz...
adamın soyadında sesli harf yok bi kere manyak mısınız aq!!




ps: fırat hariç, onu kardeşim gibi seviyorum

Hala izliyorum ben bunu


8-9 senelik bi çizgi film ama hala daha iyisini görmedim

istanbul kanatlarımın a... koyim!


metrobüsten inerken ayağım takıldı. herşey böyle başladı. önce bir iki adım sendeledim sonra ayaklarım yerden kesildi. uçtum şerefsizim ama böyle süpermen gibin. sağ kol ilerde sol kol göğüse yapışık. havada epey mesafe kaydedebilirdim aslında ivme(velocity hacı) yeterliydi fakat sol omzumu reklam panosuna çarptım. resmen yön değiştirdim havada! sonrada sağ tarafıma düştüm işte omzum kolum dizim falan kanadı.

vakit bekren flörtü*

stockholm sendromu yaşamaya gerek yok hacu
pis bu bekir işte adi tacizci vakittede yazar yakında, hepimizi aynalı odaya alıp ruh ve beden sağlığımızı muayene edecekler haberiniz ola

özür ve düzeltme

Sayın Müjde,
benim bloga alınmam, sizin başınıza gelen yöntemlerle olmadı.
klavyemin kuvveti, hakkıyla girdim olm ben buraya!
sizin gibi bi gece bekirlerde kalıp ona verip sonra da "ay naptın bize bekiiir namusum gittiiii namusum gittiii" diye anadolu sigorta'nın sincap necmili reklamındaki gibi bağırmadım, suçu bekir'e atmadım.
işbu sebepten ötürü benden ve arakhna'dan özür dilemenizi rica eder (özür dilemeyi rica etmek ne ya), başarılarınızın devamını dilerim.

ha bi de bekir, ankara'ya gitmedim, gidemedim, seni bırakamadım anlıyor musun? bunu mu duymak istiyorsun ha, ha? ühühühühü.
gitmedim ya finallerim var nereye gidiyorum?!

yazar alımı

henkmudi nin aramıza katıldığını gördüğümde bi kişi daha bulalımda kurbanı rahat geçirelim tarzı iğrençlikler geldi başta aklıma sonra yazısını okudum ve beynimde bir sürü flashbacksel görüntü belirdi

misal henkmudi bekirlerde kaldığı bir geceden sonra yazarlığa alınmıştı bende umutta ve sercidede durum bu şekilde, tahminen nurun da başına gelmiş olabilir . Yine bekren deki gece sonunda henkmudi yürüyemediğinden bahsediyo ve biz hepimiz aynı sekilde bekrenlerde kaldığımız gecelerin sonunda yürüyemiyoruz ama neden NEDEN??

korkuyorum arkadaşlar
ve buradan sana soruyorum bekir
blog vadiyle mayış +ssk+ serkan abi vadiyle kandırıp bizi seks objen haline mi getirdin
blog kisvesi altında ne boklar yemektesin doouruu söyle lan siktin mi olum bizi

başladığın işi bitirmen lazım

ben genelde başlayıp bırakmayı daha çok severim asıl güzel kısmı başlamaktır. bitirmek ayrılık gibi üzücü bi şey...
aklından geçenleri birilerine anlatmak istersin. bir anı ya da fikir gelmiştir aklına ve yanındakilerle paylaşmak istemişsindir ama anlatmaya başladığın zaman bi anda çok saçma bi şey hakkında konuştuğunu fark edip

tireks edit: olum yarım kalmış lan!! askdhşasjkdh. süper süper. götelek seni.
bence de bro küsme hayata hadi be olum bitirebilirsin sen de o ışığı görüyorum kalbimiz seninle ^müjde^
nuri sesigüzel in ölen kobrasının ruhu :yürekten iste başaracaksın

ıspanak

insan aleladedir,
ıspanak aleladedir,
insan ıspanağa dönerse fevkaladedir.

bekir aleladedir,
serkan abi aleladedir,
bekir serkan abiye uğrarsa o ıspanağı ordan indirir.

insan

çok acayip bişey

neyin peşindesiniz

tipimden dolayı olsa gerek ki,
kabataş'ta otobüs duraklarında o kadar insanın arasından beni itinayla (olsa gerek) seçip bana yol soruyo tursitler ingilizce.
çok mu avrupai duruyorum, benim gibi bi dolu bariz üniverste modunda genç insanlar da var ama...
hayır genelde insanlar "aman bu serseridir, bırak elleşme allasen" diyerek yanıma yaklaşmaz da *-)

neyin peşindesiniz ey turistler?!

5 Haziran 2009 Cuma

Duman- dibine kadar

ayık değilken dinlediğim her seferinde farklı şeyler duyuyorum bu şarkıda...
ilk başta ibine kadar (eller "içimdeki fener aşkı" şeklinde havada) anlıyodum sonradan fark ettim ki adam "dibi ne kadar?" diyomuş

noldu bunları fark ettim de?
şarkıdan keyif almaz oldum
umarım siz de bu boktan detaylara takılıp şarkının tadını çıkaramazsınız

geçmiş olsun

tireks karşim ayağında magic mushroom çıkıtığını duyunca inan çok üzüldüm, umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşursun

arakhna



ps: böyle iğrenç şeyleri bana serkan abi yazdırıyo, alakam yok aslında...

nuri

kuşum "arkanı dön" dediğimde bunu yapabiliyo, ehhe xD

bence laptop şarjlarının ısınmasını yasaklayan kanun çıkarılsın.
ya da pil şarj edici aletlerin bütün gece ısınması.
ya da laptopların altının ısınması da öyle.
siz kışın kombiye ekstra olarak, lokal biçimde de laptop'ın altındaki sıcaklıkla ısınan gördünüz mü? kışın iyiydi de yazın bayıyo be arkadaşım!

henkmudi kim bu arada? hoşgelmiş.
kız mı erkek mi bilmiyorum ama üzerime kuma gelmiş hissi doğdu içime. bilesiniz.
bkz: puma getirmek/panter içinde uyanmak.
bkz2: <3 arakhna

sahilde uzun yürüyüşsel

az önce bekrenlerden dönerken yürüyodum normal bi şekilde. sonra dedim ki kendi kendime "hassiktir! noluyo?!" birden bire yürümek çok yabancı geldi bana. evet. oldu bu...
sanki böyle ilk defa yürüyomuşum gibi hissettim. işin temellerini yeniden kavradım mesela. dengeyi kur, dizleri bük falan gibi. sonra da başardım diye sevindim hatta. zormuş ama iyi yaptım dedim.
kesin insan ilk yürüdüğünde de böyle oluyodur. kalkıp yürüyünce böyle bi sevinmeler falan. yok mu aranızda ilk yürüdüğü anı hatırlayan? (ümit?)

bişi daha yazıcaktım aslında ama unuttum...

türkiyede balet olmak

çok eğlenceli bir şey olacağını sanmıyorum. geçen gün arkadaşlarımla balenin son 10 yılda ne kadar yol kat ettiği hakkında konuşuyorduk laf döndü dolaştı tayta geldi. zaten ne zaman bale ya da balet kelimesi geçse ortamda biri tayt diye atlıyor.
bu işte bi yanlışlık var dedim. bütün insanlığın bu kadar sığ düşünmesine ihtimal vermediğim için benim arkadaş çevremin mal olabileceğini düşünerek çevremdeki herkesi siktir ettim, yeni arkadaşlar buldum; bir kaç ay hiç bale muhabetti açmadım. onlarla bale hakkında konuşmak için arkadaş olduğumu düşünmesinler diye beraber halı sahaya gittim, nevizade sabahlara kadar içtik, rakı sofrasında şişelere balık olup hükümetin icraatlarını eleştirdik.
aradan geçen yıllarda arkadaşlarımla artık can ciğer olmuştuk, bu süre zarfında hiç bale muhabbeti yapmadık taa ki o güne kadar..


o gün dönen taytlı maytlı muhabetteleri burada aktarıp ne sizin canınızı sıkmak istiyorum ne de o "puhahahah sola yatırrım aga" muhabettini tekrar hatırlamak istiyorum.

bir kaç başarısız denemeden sonra pms tayfasıyla tanıştım ve o günden sonra hayatım değişti...
dün akşam nur ve tireks insanlarıyla operadan çıktıktan sonra bir yerlerde oturup tanıştığımız günden sonra, hayatımızın nasıl düzene girdiği ve ne kadar huzurlu olduğumuz hakkında konuştuk. bu mutluluğu sizlere borçluyuz arkadaşlar, yanımızda olduğunuz için çok teşekkürler.

pisipisi

şu çılgın türk dil kurumu...
her nekadar oturgaçlı-götürgeç kadar çılgınca olmasa da sağlıklı bir zihnin ürünü olmadığı belli.
britanyacası "pointe shoes" ne düşünürek pisipisi demişler ki.

4 Haziran 2009 Perşembe

Serkan abinin emreyi sikmesi

siz şey yapmayın.
içerdeler şu an
emre gayet mutlu görünüyodu
kafası karışmış ama mutlu



ayrıca bu mutlu birliktelikle emre insanı (bazı yörelerde mahmut olarak tanınır) aramıza katılmış oldu, hadi hayırlısı

erik

olur olur erikte olur

yaz sıcağı

karınca yumurtası yağı ne garip bişey nan.

o değil de papağanım, tırnaklarımda oje yokken ellerimi kafese yakınlaştırdığımda öteki uca doğru götüm götüm ilerlerdi tünekte, şimdi parliament mavisi oje var, bişey zannedip geliyo gagayı uzatıyo falan... ne sanıyosa artık. hayır lolipop gibilerdir biliyoruz ama (h).

bi de arakhnacım senin dinin iyi güzel, bence teolojik çatışmayı bırakın arkadaşlar, saygı gösterin. yani götünüze jop yemeden önce.
bi de bence poly-deizm en güzeli. yannız bunu bi bira masasında ciddi ciddi tartışmak isterim bilgin olsun bekir.
çok ciddiyim, yeni bi teolojik fikirler geliyo aklıma bu aralar.

Dalga geçilmeyecek bazı konular vardır

arkadaşlar dinim hakkında ileri geri konuşan haysiyetsiz insanlarla karşılaşıyorum.
misal, müjde insanı dün bana "o ne skim din lan öyle" dedi. o anda çok belli etmedim, ortam bozulmasın, kimsenin canı sıkılmasın dedim sesimi çıkarmadım ama bu hataya siz de düşmeyin diye burda açıklama gereği duyuyorum.
arkadaşım ben sizin dininize, inanışlarınıza falan bir şey diyo muyum?
neden benim inanışlarımla dalga geçiyosunuz ki...

gudiklerin de yerine getirmekle yükümlü olduğu çeşitli görevleri var.
hepinizin bildiği gibi gudizmde zorlama yoktur, rica vardır.
bu durum teyarre süresinin 17. ve 56. ayetlerinde şu şekilde izah edilmiştir:

"biz sizi tehdit edip, bir şeyler yapmaya zorlamadık sadece hayatınızı kolaylaştıracak tavsiyelerde bulunduk"

"de ki, her kim haz almayı iyi ve kötü kavramının önüne koyarsa o bizdendir ve lütfen siz de gudizmi yaymak için çaba gösterin ki bilgisizler aydınlansın"

herhangi bir şekilde sizi manipule (gudizm yabancı dillerden gelen kelimeleri sıcacık bir kucaklama ile karşılar fellas) etmek gibi bir niyetim yok sadece sizin de doğru yolu bulmanızı istiyorum..

umarım bu konuda biraz daha duyarlı davranırsınız

mesajlarımdan inciler

komiksin be adam, kimsin bilmiyorum ama öylesin.
bana gelen bu mesaja çok güldüm, siz de mahrum kalmayın istedim. aynen yayınlıyorum. umarım kendisiyle blogspot aleminde karşılaşmam. zira bu mesajdan sonra topuklarıma sıkılmasından korkarım.
PORNO VE MASTRBASYON BASKA BISI SIRDAŞ TADI VE ZEVKI AYRI :) YILAR ÖNCE BIR KIZ ARKADASIMLA OTEL ODASI KIRALADIK VE KARSILIKLI MASTRBASYON YAPDIK BIRBIRIMIZE DOKUNMADIK O HAZ BAMBASKAYDI :) SIMDI IS TOPLANTILARINDAN ONCE YAPIYORUM MANYAK DINLENDIRICI OLUYOR :) KIMSEYE SÖLEME :) USA DA OKURKEN ARSIVYAPDIM KENDIME KISA FILIM :) ISTERSEN PAYLASIRIZ BENDNE SIR CIKMAZ KURALLARINADA UYARIM:) ÖZLETME COK YENI BIR BMW X5 ALDIM HAYAT YASAMAYA DEGER :)

yılar-yapdık-yapdım-filim-kurallarınada-
ayrıca yeni bmw x5'ine hastayım.

Meriç olmak

Yıllardır izliyorum, çeşitli yazılı ve görsel yayın organlarında bazı arkadaşlarım meriç olduğuma dair asılsız ithamlarda bulunuyor. Blog olarak enerjimizi ekonomik sorunlarımızın çözümüne, bilimsel ve teknolojik çalışmalara harcamalıyız. ülkemizin bize ihtiyaç duyduğu bu günlerde yaptığınız vatan hainliğinden başka bir şey değildir.

3 Haziran 2009 Çarşamba

ons

gecenin bereketi üstünüze olsun

benim oldu

yaz ve kiraz dalları

o değil de, şimdi erkekler beyaz pantolon giyiyolar tamam ama hadi biz dişiler string giyiyoruz, onlar napıyo? mecbur muyum ben beyaz pamuklu külot izlerini ya da gri-lacivert baksırlarını görmeye?
erkekler de string giysin.
hayır bu bir gaysel hareket deil, sadece estetik kirliliğini önleme çabası.

ayrıca bütün kızlar neden uzun etek giyiyo? nereye kayboldu caaanım miniler?
bi de erkekler sandalet ve flip flop giymesin, giyceklerse de oje sürsün.

yaz mı geldi

eveeeet,
itinayla sabahlanılır, 9:30'taki sınava tam 9:30'da girilir, 14'te eve dönülüp 20:24'e kadar yarıçıplak uyunur.
şimdi de böyle napsam napsam diye bakınılır, yapılacak tek şey: athena dinleyerek parliament mavi oje sürmek, bloga girmek, sıcaklayıp eşofmanını çıkarmak, hafif bişeyler giymek, odayı loşlaştırıp... kitap okumak. aynen öyle.

tavsiye ederim: secretum by monaldi/sorti, tabii ikinci kitabı birinciden önce okursanız önce bunu söylerim. yoksa birincisi için bkz: imprimatur by monaldi/sorti.
tavsiye ederim: anja garbarek dinleyin. olmayanlara atabilirim. bulması zor oluyo bazen.

ya bi de,
tavsiye isterim: Angel-A filminde 08:04'te çalan şarkıyı bulamıyorum, google'da da araştırdım yok =( bulun çatlarım yoksa, 1,5 senedir arıyorum ya!

öptüm.

2 Haziran 2009 Salı

"ölürem" şu an ne yapıyor acaba?

düşünsene lan bekir? böyle olağanca sırt dekolteli halini düşün o kızın.

aga o kız bana bakıyordu. bunu tartışmayalım. ama yine klasik bakan ve kaybettiğim kızlardan biri oldu. neyse bi' dahakine :DDDD

asşudhasşıduhşasuı

daft PUNK!!!

harder better faster stronger ile around the world mixlenmesiyle susmam...

aşsudhaşsudh

arakhna kardeşimin bana verdiği söz #1

Geçen yine donnie darko'nun üzerinden filmin aslında ne kadar saçma olduğunu konuşuyorduk arakhna kardeşimle. sonra muhabbet nasıl oraya geldi anlamadım ama çıplak kızlar ve masa üstünde dans etme konusuna geldi. :) çok çılgın olabiliyoruz bazı konularda :) bazı konularda olamıyoruz ama :(

Dedim ki buna; "sen" dedim. "senin g.tüne akbil basarım" dedim. eyvallah çekti. eyvallah'ı kabul ettim. sonra şöyle devam ettim. " aga bana söz ver!! eğer evde bir durum olur da kızlar masa üzerinde dans ederse bana haber vereceksin. aklım hep evde kalıyor olum. masalar gözümden kayıyor =/ "

anlamsızca baktı. sonra bim'e gittik.

09'larda çocuk olmak


eski kaydıraklar iyiydi gerçekten. "valla eskiden kaydıraklar da daha bir yüksekti sanki. eskiden tepesine çıkınca üç buçuk attığım kaydıraklara bakıyorum, yok.. eski tadı yok valla.." diyen arkadaşlar sonuna kadar haklı.
yeni nesil eğlenmeyi bilmiyor biz sokakta çelik-çomak oynar, bilyalı arabalara binerdik. sabahtan akşama kadar alman kale oynayıp gol atanı kaleye koyardık. şimdiki çocuklar wow olsun warhammer olsun çeşitli bokluklarla hayatlarını bilgisayar karşısında çürütüyor.

son yıllardaysa ebebeynlerin pimpirikliği yüzünden çocuklar, çocukluğunu yaşayamıyor. hasta olacak diye sokağa çıkamayan çocuk sosyalleşme ihtiyaçlarını sanal alemde gidermeye çalışıyor tabi ortaya mal gibi bi nesil çıkıyor.

hayatını bilgisayar karşısında geçiren elemana "birader sen zaten 25 yaşına gelince masa başından kalkamıycaksın şimdi fırsatın varken gez dolaş saklambaç oyna falan" desen fuck you diycek.. biliyorum yapacak bunu

saklambaç falan dedim de akşam seksek e gitsek, 2 bira içip döneriz en geç 12 de evde oluruz????